![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
![]() |
|
|
|
Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 |
|
Moderator
![]() Üye No : 14888
Mesajlar : 638
Üyelik Tarihi : 13.05.2006
Tecrübe Puanı : 74
Karizma Puanı : 4031
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Manole Neogoe - Bozkırın Üç Atlısı Attila Cengiz Han Timur
Asya bozkırlarının tabii bir devamı olan Avrupa'nın Doğu bozkırlarında İskitler'in yaşadıkları yerleri, birinci yüzyıllarda ellerine geçiren Gotlar, buraları Kara Deniz'in kuzeyindeki bozkırlarla birlikte Hunlar'a bırakmak mecburiyetinde kaldılar. Asya ile Avrupa arasında irtibatı sağlayan bu geçit, 4. yy.dan başlayarak 18. yy .a kadar Türk-Tatar kavimlerinin hâkimiyeti altında kaldı. İskitleri, Doğu Asya'dan Avrupa'ya akın etmiş olan bozkır kavimleri takip etmişlerdir. Bu iki kıtayı istila edenlerin sosyal benzerlikleri, bunları birleştiriyordu: İskitler de, Türk-Tatarlar da tam manâsıyla çoban, süvari ve okçu idiler. Türk-Tatarları'nın tarihi, Avrupa'da tanınmalarından çok evvel başlar. Hâdiselerin bilinmesi ve sıralanması bakımından büyük güçlüklerle dolu olan bu tarih, Asya Kıta'sının genişliği ile orantılıdır. Avrupalılarca az tanınan ve onun ruhuna yabancı olan bu hâdiselerin anlaşılması ve hele izahı çok güçtür. Bu kavimlerin dramatik dünyasındaki hâdiseler, başka kanunlar altında ve geniş sahalarda cereyan etmiştir. Bilinmeyen zamanlarda Karpat-Tuna bölgesinde yaşayan kavimler, evvela Dakyalılar ve sonra bunların torunları olan bozkırların göçebe insanları ile komşuluk veya göçebelik sebebiyle devamlı temas halinde kalarak bir arada yaşadılar veya bunların hâkimiyeti altına girdiler. Karpat-Tuna bölgesinin insanlarını bozkırın göçebe insanları ile binlerce yıl komşuluk yapmak olumsuz etkilemiştir. Dakyalılar, bu insanların baskısına direnebilmek için, askerlik yönünde ve, belli bir ölçü içinde, bunların savaş şartlarına uymak ve onları benimsemek mecburiyetinde kalmışlardır. İskitler ve Doğu'dan gelen kavimlerle Daklar arasında meydana gelmiş olan savaşlar hakkındaki bilgilerimiz, eksiktir. Bununla beraber Daklar'ın, eski yazarları hayranlığa düşüren okçuluk hünerini, o zamanın meşhur okçuları olan İskitlerle temaslarının neticesine bağlamak mümkündür. Bizim ortaçağ tarihimize gelince, bu, göçebe kavimlerin 8 tarihleri ile sıkı sıkıya bağlıdır. 4. yy.da Hunlar'ın gelişi ile Türk-Moğol kavimlerinin bizimle teması başlamakta ve 18. yy.a kadar sürmektedir. Rumen halkının şekillenmesi ve devamlılığı, göçebe kavimlerle doğrudan yapılan temaslarla oluşmuş ve gelişmiştir. Feodal münasebetlerin belirmesi, Romanya ve Moldavya'da feodal hakimiyetlerin kurulması, Karpat-Tuna bölgesinde bir varlık olan Rumen halkının gelişmesini sağlayan kahramanca savaşların, işaretleridir. Türk-Moğol kavimleri olan; Peçenekler, Kumanlar, Uzlar, Tatarlar bunların komşuları idiler. Bu göçebelerin son akın ve istilaları bizim toplumsal gelişmemizi geciktirdi. Peçenekler ve Kumanlar coğrafi isimlerimizde ve dilimizde izler bıraktılar. 13. yy.daki Tatar istilaları Doğu Avrupa'da derin siyasi etki ve değişiklikler yaptı; Rumen memleketlerinin kurulmalarında önemli rol oynadılar ve bundan sonra bizim bütün ortaçağ tarihimiz, Karadeniz kuzeyindeki bozkırlara sahip olan Tatar kabilelerinin komşuluk etkileri altında oluştu. (Osmanlı İmparatorluğu'ndan ve tarihimiz üzerindeki kötü tesirlerinden söz etmek istemiyoruz.) Türk-Moğol kavimleriyle bir arada yaşamamız veya komşuluk yapmamız, siyaset ve dil alanlarında oynadığı önemli rol dışında, ortaçağ askerlik bilgimize de etkilemiştir. İki dünya savaşı arasında yayınlanan ve Kumanlar'dan bahseden mütevazı, fakat faydalı bir kitapla, son zamanda Peçenekler hakkında Fransızca olarak çıkarılan diğer bir eser, bu kavimlerin tarihlerini ve işgal ettikleri yerleri, Rumen tarihçilerinin dikkat ve alâkasını çekecek şekilde, akıcı bir üslûpla anlatıyor. Kavimler Göçü'nün meydana geldiği devirlerle ilgili memleketimizde yapılan arkeolojik kazıları ve sonuçlan hakkında yazılmış pek çok uzmanlık yazıları ve etüdleri olduğu gerçektir; ama, dünya tarihinin en yakın ve ilgi çekici devirlerinden biri olan bu dönem hakkında bize genel tarih kadrosunu verecek sentez eksiktir. Türk-Moğol kavimlerinin ortaçağda, askerlik düzeyinde Avrupalılar karşısında gerek düşünce ve gerek taktik ve strateji açılarından iyi netice aldıklarını gösteren etüdler yoktur. Bu kavimlerle devamlı savaş halinde olan Rumenler, onların savaş şekillerini öğrendiler; ok ve yaydan daima faydalandılar. Ata binmeyi çok iyi öğrendiler ve savaştan kaçmadılar. Savaş meydanlarında maharetli manevralar yaptılar ve bu sayede kuvvetli feodallerin saldırılarına rağmen, varlıklarını sürdürebildiler. Çünkü bunlar, Batı Avrupa'nın tipik feodal askerî plan ve metodlarını uyguluyorlardı. Bu eserde, Moğollar'ın tarihte kıymetli askerî üstünlüklerini belirten dikkat çekici devresinden söz ettim. Bunlar, bizim ortaçağ tarihimizi de doğrudan veya dolaylı olarak etkiledikleri için önemlidir. Bu kitabın amacı, bu kavimlerin dünya tarihi içindeki önemi üzerine okuyucularımızın dikkatini çekmek ve aynı zamanda onlarla halkımız arasında ortaya çıkan ilişkiyi belirtmektir. Bu araştırmamız, bu kavimler ve geçmişimizdeki rolleri hakkında detaylı ve karşılaştırmalı çalışmalar yapmak isteyen uzmanlarımıza bir teşvik olacaktır. Manole Neagoe DownloadLink: [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekir. ] |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Üye
![]() Üye No : 1413
Mesajlar : 63
Üyelik Tarihi : 29.05.2005
Bulunduğu Yer : Uzaklarda bir yer..
Tecrübe Puanı : 7
Karizma Puanı : 10
Karizma Derecesi ![]() |
alternatif link?
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Co Administrator
![]() Üye No : 9349
Mesajlar : 6.050
Üyelik Tarihi : 20.02.2006
Bulunduğu Yer : Pearl of The Mediterranean
Tecrübe Puanı : 5000
Karizma Puanı : 219108
Karizma Derecesi ![]() |
![]() Lider dediğin... ![]() Niyetimiz kimseyi kırmak değildir, Şurdakini buraya koymak değildir, Arada bir dilimiz sürçer ise affola, Tutmasını biliriz de, kemiği yok bunun... Pelikan® WT
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Aktif Üye
![]() Üye No : 61505
Mesajlar : 660
Üyelik Tarihi : 22.12.2007
Tecrübe Puanı : 59
Karizma Puanı : 2459
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Üçüde sevdiğim liderler...
Hemen okuyacağım...
. ![]() . |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yeni Üye
![]() Üye No : 65227
Mesajlar : 9
Üyelik Tarihi : 16.01.2008
Tecrübe Puanı : 0
Karizma Puanı : 5
Karizma Derecesi ![]() |
Teşekkürler.
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Yeni Üye
![]() Üye No : 86876
Mesajlar : 25
Üyelik Tarihi : 19.03.2008
Tecrübe Puanı : 0
Karizma Puanı : 5
Karizma Derecesi ![]() |
eline sağlık kardeş
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yeni Üye
![]() Üye No : 110049
Mesajlar : 21
Üyelik Tarihi : 27.06.2008
Tecrübe Puanı : 0
Karizma Puanı : 5
Karizma Derecesi ![]() |
Teşekkürler.
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Üye
![]() Üye No : 41530
Mesajlar : 62
Üyelik Tarihi : 21.03.2007
Tecrübe Puanı : 5
Karizma Puanı : 10
Karizma Derecesi ![]() |
çok teşekkürler
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
VIP Member
![]() Üye No : 48482
Mesajlar : 1.069
Üyelik Tarihi : 25.07.2007
Tecrübe Puanı : 526
Karizma Puanı : 47182
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Çok teşekkürler.Hemen indiriyorum.Sağolun.
![]() |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yeni Üye
![]() Üye No : 33202
Mesajlar : 14
Üyelik Tarihi : 5.11.2006
Tecrübe Puanı : 18
Karizma Puanı : 1548
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Henüz Okumadım ama bir konuyu Türk Tarihi için anımsatmalıyım; 1402 yılında Timur ile Yıldırım Beyazıt arasındaki Ankara Savaşı iki düşman milletin değil, iki kardeşin savaşıdır. O savaşta ki Timurun Komutanlarından birin adı Bügün Ankara'nın "Esen Boğa" adı ondan gelmektedir. Bozkırın Yenilmez savaşçılarına selam olsun...
|
|
|
|
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|