![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
![]() |
|
|
Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 |
|
Co Administrator
![]() Üye No : 13105
Mesajlar : 18.788
Üyelik Tarihi : 10.04.2006
Bulunduğu Yer : Güven denilen bir olgunun uzak olmadığı yerden..
Tecrübe Puanı : 5000
Karizma Puanı : 350378
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ece Temelkuran 'Sır'a (Secret) nasıl bakıyor?
"Kitabı tabii ki okumadım. Tabii ki okumayacağım" diyen Ece Temelkuran bu popüler kitabı bugün sitesine konuk etti ve bakın neler yazdı: Süpermarketlerin yeni "çok satanı" bu: Secret! Bütün genç ve orta yaşlı kadınların elinde. Bir kilo domates, bir diyet yoğurt ve bir Secret! Kitapların adının bile İngilizce konduğu, buna cüret edildiği memleketimde hâlâ İngilizce bilmeyenler için söylüyorum: Türkçesi "Sır"! ![]() 'Ceryan' yapıyor mu? Kitabı tabii ki okumadım. Tabii ki okumayacağım. Ama popüler kültürün "istesen de bilme/bilir hale getirilme" mekanizmasından dolayı en az okuyanlar kadar içeriğe hâkimim. Düşünsenize, şarkıcısını bilmeden ve hatta sevmeden kaç tane şarkıyı ezbere biliyorsunuz? Kaç tane şarkıcının ve hüdai nabit şeklinde üreyen, ne işle meşgul olduğu hiç bilinemeyen "ünlünün" özel hayatının manasız ayrıntısına vâkıfsınız? Bu da onun gibi bir şey işte. Kitabı biliyorum velhasıl. Özü şu: Güzel şeyler düşün, başına iyi şeyler gelsin! Ya da daha "trendy-mistik" deyişiyle söyleyecek olursak: "Evrene pozitif elektrik verirsen pozitif enerji alırsın!" İki taraf birden açık olduğu için pozitif enerji evrende "ceryan" yapıyor mudur acaba? Neyse... Şahsi kanaatime göre milli bir depresyondan geçtiğimiz için bu pozitifleme hali giderek histerik bir hal alıyor. Bu işin bir tarafı. Diğer tarafı ise şu: Bu tür "trendy-mistik" kitaplar en çok Türkiye'de yaşayan kadınlara gerekiyor. Çünkü bu ülkede yaşayan, orta ve üst orta sınıf, beyaz Türk ailelerden gelen genç ve orta yaşlı kadınlara ruhlarının açlığını doyurmak için dini inançları yetmiyor. Ya da yetiştirilme biçimleri gereği dindarlık, Müslümanlık alt sınıflara ait bir şey olarak görüldüğü, böyle bir gelenekten geldiğimiz için bu türden mistik ihtiyaçlarını böyle kuşekâğıdına kaplı kitaplarla gidermeye çalışıyorlar. Türkiye'nin modernleşme krizinin bir başka yan ürünüdür bu. Süpermarketlere, cilalı kitap dükkânlarına bakın. Hepsinin "çok satanlar" raflarında bu türden mistik kitaplar göreceksiniz. Erkekler için komplo kitapları, kadınlar için burçlardan başlayıp Zen Budizmine kadar giden bir yelpazede kitaplar göreceksiniz. "Ruhumuzun dış kapı mandalı", "İçimizde biri mi var? Bence var!", "Tinsel hayatımızın antini kuntini" tarzı kitaplar epeydir revaçta. Dediğim gibi bunun bir nedeninin İslam kültürünün sınıfsallaştırılmış olması olduğunu düşünüyorum. Olmuyor, olmuyor! Her ne kadar Erbakan döneminden başlayarak İslam dini ya da dindarlık yaldızlı maldızlı Versace'lere büründürülmüş olsa da... Her ne kadar her yıl hac zamanı "sosyete hac yollarında" haberleri gösterilse de, o silikon tepiştirilmiş dudaklarıyla birtakım kadınlar mahallenin mahcup, mütedeyyin kızı pozlarıyla ve pür makyaj, "fevkaladenin fevkinde" kıyafetler, Suudi Arabistan yöresinden kopup gelmiş bir estetikle yollara düşseler de... Olmuyor. Bu memleketin ayarı bozulmuş ruhsal ve dini ihtiyaçları için İslam dininin yaşanma kültürü üst sınıf kadınlara uymuyor. Bu bakımdan ver elini pozitif düşünce, ver elini Secret! Böyle "pozitif düşünce" hikâyelerini her gördüğümde aklıma T.S. Elliot'dan şu dize geliyor: "Düşün/ Ne korku ne cesaret korur bizi" Cümleten "Secret"a emanet olun!
![]() Lider dediğin ATATÜRK gibi OLMALI. Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacak, ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin. ![]() Oldu mu VATAN Öldü mü EFSANE olmalıdır ! ![]() ![]() Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması' nın imzalanması nedeniyle; "Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı" diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O' nun tüm askerleri burada olsalardı teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum. (1921) Fransız Başbakanı BRIAND |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|