![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
![]() |
|
|
Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 |
|
Lady Duck
![]() Üye No : 33470
Mesajlar : 13.882
Üyelik Tarihi : 9.11.2006
Bulunduğu Yer : kimbilir ki..suya atılmış asprin gibiyim..dağınık ve hosurtulu...
Tecrübe Puanı : 5064
Karizma Puanı : 436715
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Yatırım & Borsa Kavramları..
Yatırım & Borsa Kavramları
Açık Uçlu Yatırım Ortaklıkları Gelişmiş sermaye pazarı olan ülkelerde görülen bir finansal aracı kurum türüdür. Yatırım fonu olarak da isimlendirilen bu finansal aracılar, çok sayıda tasarruf sahibine katılma belgeleri satarak elde ettikleri fonları pay senedi ve tahvillere yatıran kurumlardır. Daha teknik bir tanımlama ile konusu menkul değer portföyü işletmek olan aracılardır. Bunların belli başlı amaçları, bu fondan katılma belgesi olan ortakların tasarruflarını riske karşı korumak ve yüksek kârlılık sağlayabilecek alternatiflere yatırmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için, her kişisel yatırımcının kendi başına sağlayamayacağı portföy çeşitlendirmesini bilimsel yöntemlere uygun olarak sağlarlar. Açık uçlu yatırım ortaklıklarında sermaye esnektir. Yani ortaklığa yeni yatırımcıların katılmak istemesi ve bunun sonucunda yeni katılma belgelerinin satılması ortaklığın portföy oluşturmaya hazır fonlarını artırır; fakat mevcut yatırımcılardan bazılarının ortaklıktan ayrılmak istemesi ve katılma belgelerini iade etmesi durumunda fonlar azalacaktır. Böylece açık uçlu yatırım ortaklıklarında sermaye ya da toplam yatırılabilir fon her gün değişikliğe uğrayabilir. Açık uçlu yatırım kurumlarında katılma belgelerinin sermaye pazarında alınıp satılması söz konusu olmayıp, bunlar sadece ihraç eden kurum tarafından alınır ve satılır. Belgelerin fiyatları, pazarda arz ve talebe göre belirlenmez; yatırım ortaklığının o günkü net aktif değerine göre saptanır. Fiyatın bulunabilmesi için, kurumun aktiflerinin pazar değerinden borçları düşüldükten sonra bulunan net aktif değer, katılma belgesi sayısına bölünür. Açık uçlu yatırım ortaklıklarının katılma belgelerinin günlük pazar fiyatı kurum tarafından bu yolla hesaplanarak kamuya açıklanır ve alım satım bu fiyat üzerinden yapılır. Aksiyon Dilimizde bazen pay senedi karşılığı olarak kullanılan yabancı bir terimdir. Ortaklık sermayesinin belirli bir parçasını ifade eden, kıymetli evrak niteliğinde bir senettir. Aktif Spekülasyon PEŞİN DÖVİZ PİYASASINDA SPEKÜLASYON Spekülasyon vadeli döviz piyasasının olmaması durumunda da meydana gelebilir.Spekülasyon her dönemde var olagelmiştir. Bir para hızla değer kaybettiği zaman spekülatörler bunlardan peşin olarak satarak kurtulmak isterler. Ülke vatandaşları tasarruflarını yabancı ülkelere yatırır, ülke vatandaşı olmayanlarda varlıklarını ülke dışına çıkartır. Ülke parasının değer kazanması durumunda ise ters yönde bir hareket meydana gelecektir. En basit şekilde spekülasyon bir ülkenin parasını sabit vadeyle ödünç almak ve bu fonları kuvvetli bir döviz karşılığında satmaktır. Peşin spekülasyonun hacmi spekülasyonun meydana geldiği dönemdeki kullanılabilir likiditelerin fonksiyonudur. Bu ise para otoritelerinin önceki dönem boyunca izledikleri politikaya bağlıdır. VADELİ DÖVİZ PİYASASINDA SPEKÜLASYON Vadeli piyasadaki spekülasyon spot döviz kurlarının gelişimi üzerindeki beklemelerden ileri gelmektedir. Tam belirlilik kuramsal koşulları varsayıldığında, vadeli döviz kuru öngörülen dönem sonunda peşin döviz kuruyla çakışmalıdır. Gerçekte gelecekteki spot kur bilinmemektedir. Gelecekteki peşin döviz kuru yalnızca çeşitli olasılıklarla dolu beklentilerin konusu olabilir. Öngörülen peşin döviz kurunun kişisel beklentilerin ortalaması sonucu olduğu düşünülmektedir. Spekülatif yabancı döviz talebi cari vadeli kurla beklenen peşin kur arasındaki farkın fonksiyonudur. Bunun anlamı; peşin verilen bir kıymet için, vadeli döviz kuru azaldığında talep artmaktadır veya tersi. Spekülatif işlemlerin çoğunluğu vadeli döviz piyasasında gerçekleştirilmektedir. Ön finansman gerekli değildir. Dövizleri kuvertürsüz, yani gerekeli dövizlerden belirlenen koşullarda paralel satın alımlar yapmaksızın vadeli satmak yeterlidir. Spekülatif işlemlerin efektif tutarı başlangıç döviz portföyüne ve sonuçlanmış halihazır mukavelelere bağlıdır. Spekülasyon eğrisinin esnekliği konusunda da şu söylenebilir; genel olarak iki piyasa arasında kapital hareketleri arbitraj marjının genişlemesine paralel bir şekilde artmaktadır. Eğer döviz kurlarının gözden geçirilmesi konusunda yeni beklentiler söz konusu değilse spekülasyon eğrisinin esnekliği mantıken peşin döviz kurlarının alt ve üst sınırlarının yakınlarında sert olacaktır. Eğer vadeli döviz kuru peşin döviz kuru sınırından uzaklaşmışsa veya devalüasyon bekleniyorsa spekülasyon eğrisinin esnekliği zayıf olacaktır. Anüite Anüitelerde; ödemelerin ve ödeme aralıklarının eşit olması yanında vade boyunca faiz de değişmemektedir. Kira ödemeleri, tahvil faizleri, eşit taksitlerle geri ödenecek krediler gibi ödemeler anüitelere örnek olarak verilebilir. Anüiteler, ödemelerin başlama noktasına göre, devre başı ve devre sonu olarak gruplandırılır. Bazı anüitelerde periyodik ödemeler devrenin başında yapılırken kira ödemeleri gibi baz; ödemelerde devre sonundaki kredi taksitlerindeki gibi yapılır. Anüitelerden bahsedilirken periyodik ödemelerin devre sonunda yapıldığı, normal anüiteler kastedilmektedir. Anüitelerin Bugünkü Değeri Anüite, belirli bir zaman süresi boyunca ya da sonsuza kadar her yıl sabit tutarda ödenen paraların oluşturduğu bir seri olarak tanımlanabilir. Her ödemenin yıl sonlarında yapıldığı kabul edilir. Eğer ödemeler yıl başlarında gerçekleşiyorsa hesaplamalar bir yıl geri gidilerek yapılır. Her yıl sonunda ödenen bir anüitenin bugünkü değerini (iskonto edilmiş toplamını) bulmak için şu formül kullanılır. ![]() (A) burada her dönemde ödenecek anüite tutarını, (i) faiz oranını, (t) dönem sayısını ve (H) de anüitelerin bugünkü değer toplamını gösterecektir. Formül üslü fonksiyonlara dayandığı için logaritma cetvelleri kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle çözümü kolaylaştırmak için anüite tutarlarının değişik faiz ve dönemler için bugünkü değerini veren tablolar düzenlenmiştir. Anüite günlük ekonomik hayatta sık sık karşımıza çıktığı gibi (taksit ödemeleri, yatırım kararları vb) kişilerin bağışta bulunmaları ya da bıraktıkları vasiyetnameler dolayısıyla da söz konusu edilebilir. Anüitelerin Toplu Son Değeri Anüitelerin toplu son değeri ile, belli bir zaman süresi boyunca aralarındaki fasıla aynı kalmak üzere, her dönem sonunda yapılan sabit tutardaki ödemelerin bileşik faizleriyle beraber tutarlarının bulunması kastedilir. Bu nedenle anüitenin toplu son değeri, bileşik faiz formülünü kullanarak kurulan bir serinin toplamından oluşur. Formül ile belirtecek olursak: ![]() şeklinde olabilir. (A) burada anüite tutarını, (i) faiz oranını, (t) ödemelerin yapıldığı dönem sayısını ve (S) de anüitelerin toplu son değerini göstermektedir. Bu formülde de logaritma kullanmanın gerekliliği ortaya çıktığından, güçlüğü gidermek için çeşitli faiz oranlarına ve dönem sayısına göre bir liralık anüitenin toplu son değerini veren tablolar geliştirilmiştir. Basit Faiz Faiz hesaplamalarında ya basit ya da bileşik faiz yöntemi kullanılmaktadır. Genellikle kısa vadeli (bir yıla kadar) finansal işlemlerde basit faiz, uzun vadeli (bir yıldan daha uzun) işlemlerde bileşik faiz kullanılmaktadır. Ancak kısa vade anlayışındaki değişme nedeniyle kısa vadeli işlemlerde de bileşik faiz kullanılmaktadır. Basit faizde, ödenecek faiz ya da elde edilecek faiz anapara üzerinden aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır. I = P . i . n I = Basit faiz miktarı P = Anapara, başlangıç sermayesi i = Devre faiz oranı n = Süre Faiz oranlarının yıllık olarak ifade edilmesi alışılmış bir durumdur. Eğer yıldan daha küçük devre söz konusu ise bunun özellikle belirtilmesi gerekmektedir. Altı aylık %10, üç aylık %8, aylık faiz oranı %2 gibi. Faizle sürenin uyumlu olması gerekir. Faiz yıllık olarak alınmışsa sürenin de yıla dönüştürülmesi gerekir. BASİT FAİZDE GELECEKTEKİ DEĞER Anapara ile faizin toplamı anaparanın gelecekteki değerini verir. Bunu şu şekilde formülize edebiliriz: S = Anapara ve faizin toplamını ifade etmektedir. "I'"nın yerine eşiti konularak gerekli düzenlemeler yapılırsa; S = P + P . i . n S = P (1 + i . n) Burada S, P'nin gelecekte bulacağı değerini ifade etmektedir. Benzer şekilde S'nin bugünkü değeri de P olmaktadır. BASİT FAİZDE ŞİMDİKİ DEĞER Gelecekteki herhangi bir zaman noktasında bir paranın şimdiki değeri yukarıda verilen formülden faydalanılarak şu şekilde bulunabilir: P = S = (1 + i . n) Bu işleme iskontolama da denir. Finansal kararlarda iskontolama işlemleriyle sık sık karşılaşılır. Gelecek bir tarihteki paranın şimdiki değerini bulmada yada senetlerin vade tarihinden önce paraya dönüştürülmesinde iskontolama işlemleriyle karşılaşılır. Basit İskonto Kredili alışverişlerde borçlu, alacaklıya bilirli bir tarihte, alacaklıya ya da onun bildireceği kimseye, belirli miktardaki bir parayı ödeyeceğini gösteren bir belge verir ki bu belgeye "ticari senet" veya "bono" denir. Senedi elinde bulunduran, senedin vade tarihinde senet bedelini alabileceği gibi vade öncesinde senedini bir finansal kuruma iskonto ettirebilir. İskonto tutarı, senedin peşin değeri ya da vadeli değeri üzerinden hesaplana-bilmektedir. İskonto tutarı senedin peşin değeri üzerinden hesaplanıyorsa buna iç iskonto yöntemi, vadeli değeri üzerinden hesaplanıyorsa dış iskonto yöntemi denir. BASİT İÇ İSKONTO İç iskontoda iskonto miktarı peşin değer üzerinden hesaplanmaktadır, iç iskontoya göre iskonto edilmiş değeri, diğer bir ifadeyle peşin değeri hesaplamada kullanılacak formül şu şekilde elde edilir İskonto Tutarı = P . i . n Peşin Değer = Vadeli Değer - İskonto Tutarı Peşin değer "P" vadeli değer "S" ile gösterilirse P = S - P . i . n olur. Buradan P + P . i . n = S P( 1 + i . n) = S olur. Buradan da; P = S / (1 + i . n) bulunur. Görüldüğü üzere senedin vadeli değeri "S", senedin peşin değeri "P", Senedin yıl cinsinden vadesi "n", senedin kırdırılmasında kullanılacak iskonto oranı da "i" sembolüyle gösterilmiştir. BASİT DIŞ İSKONTO İskonto işlemlerinde dış iskonto yöntemi kullanılacaksa, iskonto tutarı vadeli değer üzerinden hesaplanacaktır. İskonto Tutarı = S . i . n Peşin değer ise; P = S – S . i . n yani P = S (1 – i . n) olur. Formülden de görüldüğü gibi, dış iskonto tutarı vadeli değer (S) üzerinden hesaplanmaktadır. Vadeli değer bugünkü değerden büyük olacağı için de dış iskontoda iskonto tutarı daha büyük olmaktadır. İskonto miktarının büyük olması ise senedin peşin değerinin iç iskontoya göre daha düşük olması sonucunu doğurur. Ülkemizde senet iskontosunda dış iskonto yöntemi uygulanmaktadır. Basit iç iskonto ve dış iskonto sadece senetlerin kırdırılmasında değil, finansman bonosu, hazine bonosu gibi kısa vadeli finansla varlıkların alışverişlerinde de kullanılmaktadır.
![]() ![]() Gєℓ ömяüm Gєℓ...![]() ![]() ![]() Her Hakkım Saklıdır®™ |l|lllll|lll||ll||lll ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³ ![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Lady Duck
![]() Üye No : 33470
Mesajlar : 13.882
Üyelik Tarihi : 9.11.2006
Bulunduğu Yer : kimbilir ki..suya atılmış asprin gibiyim..dağınık ve hosurtulu...
Tecrübe Puanı : 5064
Karizma Puanı : 436715
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Baz Riski
Vadeli işleme konu ürünün vadeli işlem fiyatı ile spot piyasa fiyatı arasındaki farka “baz” denir. Spot piyasadaki fiyat değişimi ile vadeli piyasalardaki fiyat değişimi birebir aynı ise baz sabittir. Bununla birlikte, vadeli işlem piyasalarında genelde baz vadeye belli bir süre varken genelde pozitiftir ve vade sonuna doğru azalarak, vade sonunda sıfır olur. Özellikle korunma amaçlı işlemlerde, sözleşmenin vadeye kadar tutulması düşünülüyor ve korunma periyodu ile sözleşmenin vadesi uyuşmuyorsa o zaman baz riski vardır. bu durumda, vadeli işlem sözleşmesinde “kısa korunma”da olan yatırımcı; -spot fiyat vadeli işlem fiyatından daha fazla artarsa,- spot fiyat vadeli işlem fiyatından daha az düşerse, -spot fiyat artar ve/veya vadeli işlem fiyatı düşerse baz değişiminden kâr elde eder. Vadeli işlem sözleşmesinde “uzun korunma”da olan yatırımcı ise, -spot fiyat vadeli işlem fiyatından daha az artarsa, -spot fiyat vadeli işlem fiyatından daha fazla düşerse, -spot fiyat düşer ve/veya vadeli işlem fiyatı artarsa baz değişiminden kâr elde eder. Bear Market Bekleyişlerin kurlarda alçalışı öngördüğü piyasa ortamıdır. İngilizcede bear ayı, market ise pazar, piyasa demektir. Bear market, kötümserlik esintilerinin etkili olduğu bir durumdur. Talep durgundur. Kurların düşeceğinden enişe ederek portföylerindeki değerleri paraya çevirmekte acele edenler çoktur. Bear market’in karşıt kavramı, bull market’tir. Beklenen Verim Oranı Kişisel yatırımcıları bir menkul değeri satın almaya ya da elde tutmaya teşvik edecek asgari verim oranı olarak tanımlanabilir. Herhangi bir riskli menkul değer için beklenen verim oranı (ki) risksiz faiz oranı ki=Rf+pi (Rf) ile risk primi (pi)’dan oluşur. Buradaki risk primi (Rho olarak okunur) ise sermaye pazarı ile menkul değerin kendisinden kaynaklanır. Dolayısıyla yukarıdaki ifade şu şekle gelir: ki=Rf+ (km-Rf)ßi Buna göre sermaye pazarının ortalama getirisi ile risksiz faiz oranı (bu da devlet tahvillerinin cari getiri tutarıdır) arasındaki fark (km-Ri), sermaye pazarının bütününden kaynaklanan riskin ölçümüdür. Menkul değerin kendisinin riski (ßi) ise beta katsayısı olup, sistematik risk olarak nitelenir ve elde birçok menkul değer bulundurmakla giderilemeyecek risk payını simgeler. Böylece risk primi (pi) pazar risk pirimi ile menkul değerin kendisinin riskinin (ßi) çarpımından meydana gelmektedir. Riksiz faiz oranı (Rf) ile pazarın risk primi ekonomik değişkenlerdir ve herhangi bir menkul değerin beta’sı ile birlikte kullanılarak bu menkul değerin beklenen verim oranı hesaplanır. Buna göre, bir menkul değerin riski arttıkça sağlanacağı beklenen verimin de yükselmesi gerekir. Beklenen verim oranı hesaplamaları, menkul değerlerin (tahvil ve pay senetleri gibi) değerlendirilmesinde kullanılır. Bileşik Faiz Bileşik faizde faiz basit faizde olduğu gibi yalnızca anapara üzerinden hesaplanmaz; her devre kazanılan faiz anaparaya ilave edilerek her devre değişen sermayeler üzerinden faiz hesaplanır. Yani faizin de faizi hesaplanmaktadır. BİLEŞİK FAİZDE GELECEKTEKİ DEĞER Bileşik faizde gelecekteki değeri hesaplamada kullanılan formülle basit faizdeki gelecekteki değeri hesaplamadaki değeri hesaplamada kullanılan formülün temel mantığı aynıdır. Ancak bileşik faizde basit faize göre daha büyük bir gelecek değer elde edilmektedir. Bunun sebebi ise her devrenin anaparasının bir önceki devrenin faizi kadar artırılmasıdır. Bu da formüle "n" nin çarpan olarak değil üs olarak getirilmesiyle sağlanmaktadır. Herhangi bir sermayenin, i faiz oranıyla bileşik faize yatırıldığında, n dönem sonra ulaşacağı değeri, aşağıda verilen genelleştirilmiş eşitlik yardımıyla bulunabilir: Sı = P(1 + i)ⁿ S = P'nin n. dönem sonundaki değeri, gelecek değeri, bileşik değerini, N = vade boyunca devre sayısını, P = Anaparayı, başlangıç sermayesini göstermektedir. BİLEŞİK FAİZDE BUGÜNKÜ DEĞER Herhangi bir dönem sonundaki değer bilindiğinde, bunun bileşik faize göre bugünkü değeri yukarıdaki eşitlik yeniden düzenlenerek aşağıdaki şekilde bulunur; P = (1 + i)ⁿ Bugünkü değeri bulma süreci genellikle "iskontolama" olarak adlandırılıp, faiz oranına da "iskonto oranı" denir. Birinci Pazarlar Sermaye pazarında pay senedi ve tahvillerin ilk ya da başlangıç satışlarının yapıldığı organizasyona “birincil pazarlar” denir. Yani yeni menkul değer ihraçları ya da ilk satışlar, birincil pazarların konusudur. Dolayısıyla, ilk defa satışa çıkan menkul değerler, birincil pazarlar aracılığıyla sermaye pazarına girerler. Menkul değeri ihraç eden firma, yeni kurulmuş bir şirket ya da faaliyetine uzun süredir devam eden bir işletme olabilir. İhraca konu olan menkul değerler, ihraç eden firmanın ilk defa çıkardığı bir tür olabileceği gibi, eskiden beri zaman zaman kullandığı bir menkul değer türü olabilir. Birincil pazarların en önemli unsuru, bu nedenle, ihraç edilen menkul değerlerin ihraç eden işletmeye yeni fonlar sağlamasıdır. Blue Chip Batı dünyasında risk taşımayan hisse senetlerine verilen addır. Ekonominin genel çöküş anları söz konusu olduğunda “Blue chips” olarak adlandırılan çok az sayıda hisse senediyle karşılaşılır. Bunların başlıcaları ICI, Unilever ve Shell şirketlerinin senetleridir. Günümüzde “blue chips”, firma reklamlarında güven ve büyüklük simgesi olarak kullanılmaktadır. Borsa Borsa teriminin kökü, Fransızcadaki bourse sözcüğüdür. Bourse, kese demektir. Savary’nin 1673’te yayınlanmış Ticaret Sözlüğü’ne göre, Bruges kentinde Hôtel des Bourses denilen bir han varmış. Han sahibinin adı Van der Bourse imiş ve hanın arması birarada üç kese imiş. Öbür kentlerden gelen tacirler, burada örnek üzerinden alışveriş yaparlarmış. Döviz ve senet işlemleri de yapılırmış. Ortaçağ’dan beri fuarlarda benzer işlemler yapıldığı bilinmektedir. Ancak alım satımların sürekli olduğu Hotel des Bourses ün yapmış ve Kıta Avrupası’nda kurulacak borsalara adını vermiştir. Borsalar genellikle işlem konularına göre adlandırılır: Menkul değerler borsası, zahire borsası gibi... Tek bir değer türü üzerinde çalışan borsalar da vardır. Almanya’daki Kuxe bunlara bir örnektir. Borsalar, soyut pazarlardır. Satıcı, elinde bulunmayan bir malı, bedelini ödemeyen bir alıcıya satabilir. Satış akdi sözle yapılır. Alıcı ve satıcı, menkul kıymetler borsasına giremezler. İşlemler, profesyonel bir aracının hizmetinden yararlanılarak gerçekleştirilir. Borsa işlemleri vadeli ve vadesiz olarak ikiye ayrılır. Vadesiz işlemler spot market fiyatı üzerinden yapılır. Bu işlemlerde alım satım yapılan yerin o andaki peşin fiyatı uygulanır. Alıcının talebini belirlemesiyle satış akdi ve fiyatı kesinleşir. Ancak satılan döviz ya da senet, iki iş gününü geçmesiyle alıcı emrine girer. Araya tatiller rastlarsa, teslim süresi uzayabilir. Örneğin perşembe günü döviz satmış olan bir kimse, pazartesiye değin faizinden yararlanmaya devam eder. Ödeme ve tesellüm, borsanın ilk hesap gününde tamamlanır. Perşembe günü spot markette alım yapmış bir kişi, bedelini ödememiş ve teslim almamış olduğu halde, bu dövizi cuma günü bir başkasına satabilir. Vadeli işlemlerde, fiyatı satış anında kesinleşmiş olan döviz, ileride günü gelince alıcı hesabına yazılır. Menkul değerler borsaları, ödünç verilebilir fonlar arz ve talebi arasında birer köprüdür. Tasarruf sahipleri ellerindeki tahvil ve hisse senetlerini borsalarda kısa zamanda paraya çevirebilirler ya da ellerindeki fonları faiz ve temettü getiren değerlere bağlayabilirler. Borsa Organizasyonu Borsa organizasyonu her yerde bir değildir ve zamanla değişmektedir. Çalışma kuralları, borsanın yetkili organlarınca düzenlenmekte ya da kanunla konulmaktadır. Borsa, özel girişimle kurulmuş olabileceği gibi bir kamu kuruluşu da olabilir. Statüsüne ya da kanuna göre, borsanı n kâr amacı gütmesi de, gütmemesi de mümkündür. Borsa elemanlarının unvanları ve hukukî durumları da bir ülkede ötekine farklı olabilmektedir. Organizasyon şekillerinin birbirinden ayrılmasına karşılık, borsa mekanizmasının işleyişi daima aynı fonksiyonel karakterleri göstermektedir. Menkul değerler borsalarını örnek alalım: Borsa yönetim organlarının en üst kademesinde bulunan kişiye başkan, komiser, genel müdür ya da murahhas üye denilebilir. Başkan seçimle veya atamayla göreve getirilebilir, borsa meclisinin ya da yönetim kurulunun önerdiği kişiler arasından resmi makamlarca belirlenebilir. Borsada yalnız bir yönetim kurulu veya ayrıca bir meclis ya da genel kurul bulunabilir. Meclis, kanunen sınırlamadığı hallerde kuralları saptayabilir ve değiştirebilir, yöneticileri denetler. Yönetim kurulunda hükümet temsilcisi bulunabilir ya da hükümet temsilcisi yönetim kurulu dışında kalarak müdahale yetkilerini kullanabilir. Ayrıca, üyeler arasında çıkacak anlaşmazlıkları çözüme bağlayacak bir hakem kurulu ile borsanın bir haysiyet divanı bulunur. Borsada yalnız kote edilmiş senetler alınıp satılır. Bir menkul değerin kote edilmiş olması, borsada işlem gören senetler listesinde yer almasıdır. Borsa kotuna alınma işlemi, hisse senedi ya da tahvil çıkaran firmanın başvurusu üzerine yapılır. Sermayeleri belirli bir miktarı n üstünde olan ve çok sayıda ortağı bulunan halka açık şirketler menkul değerlerini kote ettirebilirler. Asgari sermaye, halka dağılmış sermaye oranı ve ortak sayısı, her ülkede ayrı saptanmış kriterlere bağlıdır. Menkul değerlerini kote ettirmek için başvuran şirketin durumu ayrıntılı bir incelemeye tâbi tutulur. Ayrıca şirketin başvurusu ilan tahtasında bir süre asılı kalır. Başvuru kabul edildikten bir süre sonra, genellikle 30 gün tamamlanınca kabul kararı yürürlüğe girer. Devletin, belediyelerin ve kamu kuruluşlarının tahvilleri, bu formalitelerden geçmeksizin listeye alınabilir. Borsa kotuna kaydedilme ile borsa kotasyonu kavramlarını karıştırmamak gerekir. Borsa kotasyonu, aşağıda açıklayacağımız ayrı bir kavramdır. Halk, yani müşteriler borsada bizzat alım satım yapamazlar. Borsa işlemleri aracılar marifetiyle yürütülür. Aracılara borsa bankeri, borsa simsarı ya da borsa komisyoncusu gibi adlar verildiği görülmektedir. Ülkemizde kullanıldığına rastlanan ve mevzuatta yer alan “borsa bankeri” terimi, yanlış bir terimdir. Banker sözcüğü, yabancı dillerde farklı anlamda kullanılmaktadır. Simsar ya da tellal’ın Fransızcada karşılığı courtier’dir Courtier, alıcı ile satıcıyı karşı karşıya getiren, pazarlıkta rol oynayan ve bazen akit şartlarını hazırlayan kişidir. Komisyoncu ise, başkası hesabına ve kendi n***** bir işi yürütür. Borsada doğrudan doğruya müşteri hesabına alım satım yapan komisyoncu ya da stockbroker ’dir. Bir menkul değer almak ya da satmak isteyen müşteri, aracıya sipariş verir. Borsada sürekli alım satım yapan kişi veya firmaların aracıda cari hesapları vardır. Alım satım işlemlerinden borsaya sorumlu olan ve ödemeleri yapmakla yükümlü bulunan stockbroker olduğundan, değer dalgalanmalarının neden olabileceği zararlara karşı, geçici müşterilerden belirli bir yüzde peşin yatırmaları istenmektedir. Müşterilerin siparişleri dört grupta ayrılmaktadır. Piyasa emri ya da borsa emrinin karşılığı İngilizce’de market order’ dır. Market order’da, aracının talimatı menkul değerin piyasaya göre en düşük fiyata alınması ya da en yüksek fiyata satılmasıdır. Komisyoncu, bu fiyatları kollayarak siparişi yerine getirir. Borsa emri ve öbür siparişlerde zaman birimi gün, hafta ya da ay olabilir. Örneğin market order haftalık ise, aracı haftanın uygun fiyatını kollayarak alım ve satımı gerçekleştirir. Sınırlı emirin karşılığı limitet order veya limit order’dır. Limited order’da müşteri diyelim ki (A) şirketi hisse senetlerinden 100 adet, en çok 49,75 ödeyerek almak istemektedir. Günün kuru bu fiyatın altında ise, sipariş derhal yerine getirilir. Fiyat 50.00 ya da daha yüksek ise aracı, tecrübesine dayanarak hareket eder. Müşterinin fiyatı borsa havası bakımından gerçekleşmeyecek gibiyse, hiçbirşey yapmaz. Bir şans görünüyorsa, alım talebini kaybettirir. Kaybettirilmiş sipariş, fiyat 49,75’e indiği anda yerine getirilir. Limited order’ın özelliği, fiyat sınırını müşterinin önceden belirlemesidir. Açık emir ya da GTC, iptal edilinceye değin yerine getirilmesi sürdürülecek sipariştir. Bir standing order’dır. Zarar-sınırlı sipariş ya da stop-loss order, biraz karmaşık bir sipariş türüdür. Bir müşteri (A) şirketi hisse senetlerinden 100 tanesini 50 dolardan almış olsun. Hisse senetleri spot market operasyonlarında, ilk hesap günü gelince, vadeli operasyonlarında vadeyi izleyen hesap gününde teslim edilecektir. Arada kur düşebilir. Müşteri, kur düşerse senet başına 3 dolardan fazla zarara girmek istememektedir. Fiyat yükseldiğinde ise, beklemeksizin paraya çevirmek arzusundadır. Bu takdirde, 47 ve 53 üzerinden stop-loss emri verir. Stop-loss order, kayda geçirilir. Hisse senedi 47’ye düştüğü ya da 53’e yükseldiği anda, derhal satılır. Satış 47’nin altında ya da 53’ün üstünde cereyan edebilir. 47 ve 53, senedin satışa çıkartılacağı anın fiyatıdır. Uygulamada zarar ya da kâr 3 doları aşabilir. Aracılar, müşterilerden perakende sipariş de kabul edebilirler. Borsada normal alım satım, her menkul değer türü için 100’lük paketler halinde yapılır. Sipariş 100’den eksik ya da kesirli ise, perakende işlemine tâbi tutulur. Komisyoncu, perakendeleri odd-lot dealers denilen borsa oparatörleri aracılarından ister. Aracılar borsa üyesi olabilecekleri gibi borsa dışı da çalışabilirler. Borsada alım satım yürütenler, yalnız üyelerdir. Borsa dışı çalışanlar, aldıkları siparişleri borsa üyesi komisyonculara aktarırlar. Borsa üyelerinin sayısı sınırlıdır. Borsa üyesi aracılar iki gruba ayrılır. Komisyoncular borsa holünün kenar galerilerinde çalışırlar. Galerilerde bizzat bulunabilirler ya da bürolarının personellerinden bir veya birkaç kişi gönderebilirler. İşlemlerin yürütüldüğü parterre ve floor denilen zemine izinsiz inilemez. Galerilerde telefonlar vardır. Kanunun yasaklamadığı hallerde, el telsizleri de kullanılabilir. Bürosundan aranan komisyoncu, galeride yanan bir kod ışığıyla haberdar edilir. Komisyoncu konuşmasını tamamlayarak siparişi öğrenince, parterre ya da zemin’deki ilgili (U) masasında oturan operatöre el işaretiyle bildirir. Her el sallaması, bir paket anlamındadır. Akdin sorumluluğu, komisyoncu üzerindedir. Parterre’den galeriler ve galeriden parterre kolaylıkla görünür. Herkes birbirini tanır. Zemindeki (U) biçimindeki masalardan her birisinde iş hacmine göre bir ya da birkaç senet işlemi yapılır. Petrol şirketleri, otomotiv sanayii veya devlet tahvilleri gibi geniş iş hacmi olan senetler için tek bir (U) masası tahsis edilir. Aynı değerler üzerinde çalışan üyeler bir masada toplanırlar. Örneğin devlet tahvilleri masasında sekiz veya on ya da daha fazla zemin üyesi bulunabilir. Her komisyoncu, işaretini her zaman iş yaptığı zemin üyesine ya da operatörüne yollar. İşler yoğunlaştığında, komisyoncu two dollar broker denilen ve galeride serbest çalışan kimseleri de koşturabilir. Parterre operatörleri iki türdür: (U) masasında uzmanlaştıkları değer türleri üzerinde işlemleri yürütenlere specialist, jobber ya da dealer gibi adlar verilir. Specia list, sözlük anlamında uzman, dealer ya da jobber muameleci’dir. Dealer ve jobber, argodan borsa terminolojisine geçmiş sözcüklerdir. Odd-lot dealers, 100’lük paketler dışındaki perakende siparişlerle paket küsüratına ilişkin işlemleri yaparlar. 100’lük paketler de alıp sattıkları olur. Gelirleri perakende ya da kesirli siparişler için tahsil edilen ek komisyondur. Limited orders ve stop-loss orders kayıtlarını tutan lar, specialist’lerdir. Specialist, limited orders ve stop loss orders’ı geldiği anda bir deftere saat ve dakikayı belirterek geçirir. Borsa kuru, menkul değerlerin alınıp satıldığı fiyatlardır. Kurlar, her an değişebilir. Zeminden ve galeriden kurları ışıklı tablo üzerinde izlemek mümkündür. Cari kur üzerinden alım ya da satım yapan specialist, gerçekleşen operasyonu miktar ve fiyatı belirterek bir kağıda yazar ve pnömatik (basınçlı) hava tüpüyle borsa merkezine yollar. Modern donanımlı borsalarda, pnömatik yerine elektronik cihazlar vardır. Fomül kağıdının gelmesiyle, yeni durum, kurları gösteren tabloya derhal yansıtılır. Specialist ’in önemli bir görevi, arz ve talebi dengeleştirmektir. Bazı ülkelerde specialist kendi sermayesini kullanarak arz ve talebi dengeleştirmekle yükümlü tutulabilir. Kurun belli olmadığı durumlara gelince...Komisyoncunun isteğine göre, jobber ya da specialist, bir alım satım fiyatını bildirmek zorunluluğundadır. Örnek verelim: (K) fiirketinin hisse senetleri, bir gün önce 50 dolardan işlem görmüş olsun. Ertesi sabah, (Uk) masasındaki specialist’lerden bir tanesi 49,75’ten satın alabileceğini açıklarken, öbürleri daha düşük fiyat versinler. Oysa komisyoncular 50,25’den satabileceklerini bildirmişlerdir. Bu takdirde Kotasyon 49,75 - 50,25’dir. Kotasyon tablosunda yalnız fiyatlar gösterilir; arz ve talep miktarları belirtilmez. Ancak komisyoncu, (Uk) masasından arz ve talep edilen hisse senedi miktarlarını sorabilir. (K) Şirketinin hisse senetlerinden 49,75 dolara birer paket almak isteyen üç komisyoncu ve 50,25’den birer paket satmak isteyen iki komisyoncu olsun. Talep 300, arz 200’dür. Tam ya da eksik Kotasyon, 49,75 - 50,25, 300 - 200’dür. Arz ve talep edilen miktarları bilmek komisyoncu için önemlidir. Piyasanın eğilimi, arz ve talep edilen miktarlardan anlaşılabilir. Eğer talep yoğunsa piyasa sağlamdır. Arzın fazla olması ise zaaf göstergesidir. Kur değişikliği, specialist’lerden ya da komisyonculardan birinin müdahalesiyle meydana gelir. Diyelim ki satıcılardan biri fiyatı 50,25’den 50,00’ye indirmiştir. Bu kez “Kotasyon”, 49,75 - 50, 300 - 100 olur. Aradaki farkın daralması, operasyonu gerçekleştirmeye doğru bir adımdır. Specialist ya da komisyoncunun yeni fiyat önermesiyle, arz ve talebin denge noktasında Borsa kuru oluşur. Borsa Spekülasyonu Bu tür spekülasyon vadeli işlemlerde yapılabilir. Spekülatör, ileride fiyatların yükseleceğini ya da düşeceğini tahmin ederek, vadeli alım satımlara girişebilir. Fiyatların yükselmesini öngören piyasaya bull market, düşmesini öngören piyasaya bear market denilir. a) Diyelim ki (A) şirketinin hisse senetleri 1 Haziran’da üç ay vadeli 95 dolara işlem görmektedir. Spekülatör, üç ay sonra hisse senedi kurulunun daha yüksek olacağını tahmin etmektedir. Borsa komisyoncusuna, üç ay vadeli 1000 hisse senedi alınmasını bildirir. Bu, 95.000 dolarlık bir operasyondur. Güvence olarak, komisyoncuya bir avans yatırılır. Devamlı bir müşterinin komisyoncuda bir cari hesabı vardır. Üç ay sonra, birinci ihtimale göre, hisse senedinin fiyatı 95 doların üstüne çıkmıştır. 95 dolara aldığı senetleri spot market’te satacaktır. Masraflar çıktıktan sonra kalan meblağ onun spekülasyon kârıdır. İkinci ihtimal, hisse senedi kurunun 95 doların altına düşmesidir. Bu takdirde dilerse hisse senetlerini zararına satabilir ve zarar daha önce komisyoncuya yatırdığı avanstan mahsup edilir. Ya da aynı işlemi bir uzatma işlemine tâbi tutar. Uzatmaya report denilmektedir. Report, ona fiyatlar yükselirse, zararını karşılamak hatta kâra çevirmek fırsatını sağlar. Hisse senedi yükselmezse ya da daha düşerse, uğradığı zarar da büyür. b) Spekülatör (A) şirketi hisse senetlerinin düşeceğini tahmin ediyorsa, operasyonu ters yönde gerçekleştirir: Komisyoncuya bu kez üç ay vadeli satış yapılmasını bildirir. Üç ay sonra, fiyat 95 doların altına düşmüşse, kâr eder. Spot market’den ucuza aldığı hisse senetlerini 95 dolar üzerinden alıcıya teslim eder. Borsada Deport Borsada vadeli satış yapmış kişilerin hesap günü taahhütlerini yerine getiremedikleri durumlarda başvurulan çözüm formülüne deport denilmektedir. Bir örnek verelim: Diyelim ki (A) adında bir kişi üç ay vade ile 100.000 liradan Alpha şirketinin hisse senetlerini satmıştır. Vadeli satış yapanlar, genellikle borsa kurunun düşeceğini tahmin ederek fiyat farkından bir kazanç umanlardır. Borsa, soyut bir pazardır. Vadeli satış anında (A)’nın elinde Alpha hisse senedi yoktur. Alıcının de senet bedelini ödeyecek likiditesi bulunmayabilir. (A), vade tarihi gelince ya da yaklaşırken spot marketten uygun fiyata alacağı Alpha hisse senetlerini teslim etmeyi öngörmüştür. Ancak hesap gününde borsada Alpha hisse senedi arzı sıfır olabilir. Yani satılık Alhpa hisse senedi bulunmayabilir. Böyle bir durumla karşılaşılınca, vadeli işleme aracılık eden firma devreye elinde Alpha hisse senedi bulunan ve adına (B) diyeceğimiz bir başka kişiyi sokar. (B) bir spekülatör değildir ve hisse senetlerini de elden çıkarmak istememektedir. Aracı firmanın yardımıyla çift operasyonlu bir çözüm gerçekleştirilir: (B) elindeki Alpha hisse senetlerini örneğin 105.000 liradan peşin parayla devreder. Operasyonun bu ilk aşaması, (A)’ya taahhüdünü yerine getirmek ve üç ay önce satış yaptığı kimseye hisse senetlerini teslim ederek 100.000 liradan bedellerini tahsil etmek olanağını sağlar. İkinci aşama, (B) ile (A)nın aralarında yaptıkları bir anlaşmadır. (A) hisse senetlerini elde edebilmek için bunları yakın bir zamanda iade etmek şartını kabul etmiştir. Başka bir deyişle, 105.000 liraya aldığı Alpha hisse senetlerini bir ay sonunda 95.000 liradan geri alacaktır. Deport’un (B)’ye sağladığı iki kazanç vardır: a) 105.000-95.000 liralık fiyat farkı; b) yaptığı peşin satıştan elde ettiği bedelin geri alım gününe değin faizi. (A)’nın operasyondan zararlı çıkmaması, ikinci aşamada Alpha kurlarının 90.000 liranın altına düşmesiyle mümkündür. İade etmek koşuluyla aldığı hisse senetleri kurlarının 90.000 liranın üstündeki her değeri, onun hesabına bir kayıp olacaktır. Borsada Primli Piyasa Bu piyasanın nasıl işlediğini bir örnekle açıklayalım: Diyelim ki bir kişi, yaptığı araştırmaya ya da kişisel bilgisine güvenerek, (A) şirketi hisse senetlerinin yakın bir tarihte yükseleceğini tahmin etmektedir. Durumdan yararlanmak için bu hisse senetlerinden satın almayı düşünecektir. Ancak bekleyiş gerçekleşmezse ya da tersine (A) şirketi hisse senetleri düşerse, zarara uğramak ihtimali vardır. Spekülatör, zarar ihtimalinden korunmak için primli piyasadan hisse senedi almayı tercih edecektir. Hisse senetlerini alırken vade gününden önce kur düşerse, belirli bir meblağ ödeyerek akdi feshetmek hakkını saklı tutacaktır. Örneğin bir ay vade ile tanesi 100 dolardan 200 tane hisse senedine angaje olurken, 1000 dolarlık bir para karşılığında vazgeçmek olanağını elinde tutacaktır. Primli piyasa, anormal bir düşüşe karşı alıcının güvencesidir. Satıcının menfaati, elindeki değeri daha kolay ve daha yüksek bir fiyata satabilmesidir. Primli piyasada alıcı ve satıcı birkaç tarih üzerinde de anlaşabilirler. İlk vade tarihinde alıcı taahhüdünü yerine getirmeyi menfaatine uygun görmezse, kararlaştırılmış tazminatı ödemekle beraber, opsiyonu sürdürebilir. Anlaşmayı ikinci, hatta üçüncü bir vadeye değin uzatabilir.
![]() ![]() Gєℓ ömяüm Gєℓ...![]() ![]() ![]() Her Hakkım Saklıdır®™ |l|lllll|lll||ll||lll ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³ ![]() |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Lady Duck
![]() Üye No : 33470
Mesajlar : 13.882
Üyelik Tarihi : 9.11.2006
Bulunduğu Yer : kimbilir ki..suya atılmış asprin gibiyim..dağınık ve hosurtulu...
Tecrübe Puanı : 5064
Karizma Puanı : 436715
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Broker
Müşterinin arzu ettiği tip riskin kuvertürünü en iyi şekilde şirketlerden temin eden ve poliçe yılı boyunca sigortalının menfaatini koruyan aracıdır. Bu hizmetleri için Broker Komisyonu denilen bir ücret alır. Broker’lar genellikle sadece sigortalının değil, sigortacının adına da hareket ederler. Sigortanın şartlarını görüşme sırasında ve hasarın tesbitinde sigortalının n***** hareket etmiş olmalarına mukabil, Cover Note (teminat belgesi) vermeleri ve primi tahsil etmeleri sırasında sigortacı n***** hareket ederler. Sigorta akdinin tarafları Broker’dan yüksek derecede mesleki bilgi ve tecrübe beklemek hakkına sahiptir. Broker’ın bu konudaki standardı düşürmesi sebebiyle müşterinin uğrayacağı zararlar, Broker’ın mesuliyetini gerektirir. Teamül olarak Broker komisyonunu sigortacıdan alır. Lloyd’da iş plase edilebilmesi ancak Lloyd Korporasyonu tarafından kabul edilmiş Broker’lar kanalıyla olabilir. Bull Market Boğa’nın İngilizcesi bull’dur. Bull market, beklentilerin kur yükselişini öngördüğü piyasadır. İyimserliğin yaygın olduğu ortamdır. Bull market’te talep canlıdır ve alıcılar kısa zamanda değer artışından yararlanacaklarını umut etmektedirler. Bull market’in borsa jargon’unda karşıtı bear market’tir. Call Bir borsa terimidir. Bir menkul değeri önceden saptanmış süre içinde, kararlaştırılan fiyata alma hakkıdır. Anlaşma yapılırken, satın alınacak menkul değer miktarının da belirlenmesi usuldendir. “Opsiyon” sözcüğü hem alım, hem satım işlemleri için kullanılır. Bir menkul değerin alım satımını bir arada kapsayan anlaşmalara “çift opsiyon” denilir. Call ise, yalnız alım opsiyonudur. Cari Pazar Değeri Pazarda malların satıldığı fiyat “cari fiyat” olarak tanımlanabilir. Bu genellikle pay senetleri için söz konusu edilir. Dolayısıyla pay senetlerinin sermaye pazarında alınıp satıldığı fiyat birçok geçici faktörden etkilenir. Yatırımcı kişilerin optimist ya da pesimist yaklaşımları pazar değerini etkiler. Bununla beraber, bir pay senedinin cari pazar değeri, ait olduğu işletmenin beklenen gelir ve dividantları, büyüme potansiyeli ve işletmenin rekabet durumu gibi birçok önemli özelliğini de yansıtır. Pay senedinin geniş bir pazarı varsa, cari pazar değerine bir indeks değeri gibi güvenle bakılabilir. Fakat belli bir andaki pazar değeri iyi bir değerlendirme aracı değildir; çünkü birçok etmenin etkisi altındadır. Bu nedenle, uzun vadeli bir dönem içinde ele alınarak değerlendirme kullanılmalıdır. Cari pazar değerlerindeki oynamaların başlıca hangi nedenden kaynaklandığını araştıran çalışmaların bulgularına göre, ABD’de pay senedi pazar değerlerindeki oynamaların ortalama %31’i toplam sermaye pazarındaki fiyat değişmelerinin, %12’si endüstri etkilerinin, %37’si endüstri içindeki özel grupların ve %20’si de firmanın kendisinde ortaya çıkan değişmelerin bir sonucudur. Pay senedi pazar değeri, pazar koşullarının etkisinde kalarak, pay senedinin gerçek değerinin altında ve üstünde dalgalanmalar gösterir. Fakat etkin bir sermaye pazarında bu dalgalanmalar gittikçe küçülür ve dengede, pazar değeri ile gerçek değer eşitliği gerçekleşir. Çift Opsiyon Çift opsiyon, bir borsa terimidir. Spekülatörün ödediği bir bedel karşılığında bir menkul değeri belirli bir sürede kararlaştırılmış fiyata satınalmak ve satmak hakkını aynı zamanda saklı tutmasıdır. Dividant (Kar Payı) Anonim şirketlerde, safi kârdan ve bu amaçla ayrılmış yedek akçelerden ortaklara, şirkete yatırmış oldukları sermayeyle orantılı bir şekilde nakit olarak ya da hisse senedi şeklinde dağıtılan paylardır. Dividant dağıtımı şirket genel kurulunun yetkisi içine girer. Uygulamada anonim şirket yönetim kurulları, dağıtılmasını önerdikleri kâr payını genel kurula bildirirler. Genel kurul ise bu öneriyi kabul eder ya da etmez. Şirket ana sözleşmesinde belirlenmiş kurallar varsa yönetim ve genel kurul bunlara uymak zorundadır. İşletmelerin dividant dağıtımı kararı alırken birçok unsuru (sadece kârların dağıtılabileceği, işletmenin likidite durumu, borçlanma sözleşmelerinin sınırlamaları, işletmenin yatırımlarının geleceği, ortakların özel vergi durumları, kârların yıllar itibariyle gösterdiği seyir, dağıtılmayan kârların vergi durumu ve şirketin halka açık olup olmaması vb) ayrıntılı olarak analiz etmelerinde yarar vardır. Kuramsal açıdan dağıtılan dividantların şirketlerin pay senetlerinin pazar değerlerini etkileyip etkilemediği hususu yukarıda sayılan çok yönlü bir analize bağlı olduğundan, kesin ve standart bir çözüme ulaşılmamıştır. Bu nedenle, her durumun kendi özellikleri dikkate alınarak, dividant ödemelerinin pay senedi pazar değerine etkileri ölçülmelidir. Ülkemizde dividant ödemelerinin pay senedi pazar değerini etkilediği, dolayısıyla bunlar arasında yüksek bir korelasyon olduğu görülmektedir. Nitekim yüksek oranda dividant dağıtan işletmelere ait pay senetleri, sermaye pazarında yüksek fiyatlara alınıp satılmaktadır. Issuing House Issuing house, İngiltere’de rastlanan bir mali aracı tipidir. Terimin Türkçe’ye ihraç müessesesi şeklinde çevrilmesi mümkündür. Amerika Birleşik Devletleri’nde, aynı fonksiyonu gören mali kurumlara investment bank denilmektedir. Türkiye’de, 1982’de çıkartılan Sermaye Piyasası Kanunu, benzer işlevlerin aracı kurumlarca yapılmasını öngörmektedir. Issuing house denilen mali aracılar, genellikle merchant banker’lerdir. Sermaye piyasası ile otoriteler arasında ahenkli işbirliği kuran aracı firmalardır. İngiltere’ de, 1970’li yıllar başlangıcında, menkul değerler emisyonunun yaklaşık %60’ını üstlenmekteydiler. Tahvil ve pay senedi çıkartacak şirketler, resmi makamlardan izin almak zorunluluğundadırlar. İzin almak için başvururken, girişim ve finansman projesini açıklayan bir izahname verirler. İzahnamenin doğru bilgilere ve güvenilir değerlendirmelere dayanan bir belge olması şarttır. Şirketin mali yapısı ve projenin feasibility’si (fizibilitesi) ayrıntılı tahlillerle izahnamede belirtilir. İngiltere’de, prospectus veya izahnamenin yanlışlığı veya eksikliği yüzünden zarara uğrayan kişiler, paralarını geri isteyebilmektedirler. Issuing house, menkul değerler emisyonuna aracılık etmesi için başvuran firmaya müşavirlik hizmetini üstlenebilir. Emisyonun modelini ve zamanını saptayabilir. Firmanın durumunu inceler ve araştırmaları olumsuz çıkarsa aracılığı kabul etmez. İzahnameyi doğrudan doğruya hazırlar veya hazırlanmasına yardımcı olur. Çıkartılacak menkul değerlerin sürümünü garanti eder ve satılmayan bakiyeyi kendisi alır. Issuing house’un aracılık ettiği bir menkul değeri piyasanın tutmaması veya yatırımın başarısızlığa uğraması, mali prestij ve sermaye piyasası otoriteleri ile ilişkisi açısından sakıncalıdır. Bu nedenle, incelemelerinde daima titiz davranır. Sermaye piyasası otoriteleri menkul değer çıkartılmasına izin verirlerken ve denetimlerini yaparlarken aracı firma’nın değerlendirmelerini göz önünde tutarlar. Önemli ve itibarlı bir aracı firmanın desteği, izin alınmasını kolaylaştırdığı gibi halkın güvenini kazanmaya da yardımcı olur. İtibari Değer Menkul kıymetlerin üzerinde yazılı olan fiyatlardır. İtibari değer, her nevi senetlerle esham ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değerlerdir. İtibari değerle ihraç fiyatı, borsa rayici ve muhasebe kıymeti aynı olmayacağı gibi, bunları karıştırmamak gerekir. İtibari değere karşın, ihraç fiyatı, menkulü çıkaran firmaya ödenen fiili bedeldir. Borsa rayici firmanın durumuna ve piyasa konjonktürüne göre belirlenir. Muhasebe kıymeti ise menkul kıymet giriş bedelini gösterir. Jobber Borsadan menkul değer almak veya orada menkul değer satmak isteyen bir kimseyi göz önüne getirelim. Bu kimse bir gerçek veya tüzel kişi, bir tasarruf sahibi veya spekülatör olabilir. Kendisi bu işi bizzat yapamaz. Bir aracıdan yararlanmak zorunluluğundadır. Bu aracı bir komisyoncu firmasıdır: Broker, stockbroker, borsa acentesi yahut borsa simsarı ... Müşterisinden aldığı emir üzerine, stockbroker borsada jobber yahut dealer ile temasa geçer. Stockbroker, yalnız müşterileri nam ve hesabına borsada alım-satım yapabilir. Borsa’da çok sayıda jobber vardır. Jobber ’lardan her biri ayrı bir veya birkaç menkul değer türünde uzmanlaşmıştır: Petrol şirketlerinin pay senetleri, devlet tahvilleri veya otomobil sanayii gibi. Stockbroker’ın temasa geçtiği jobber, iki fiyat söyler. Diyelim ki, bir petrol şirketinin pay senetleri söz konusudur. Jobber’ın verdiği iki fiyattan birincisi alım fiyatı ve ikincisi satış fiyatıdır. Stockbroker, alıcı veya satıcı durumunda olduğunu açıklamadan önce, her iki fiyatı da öğrenir. Stockbroker’ın kazancı alacağı komisyon, jobber’ın kazancı her iki fiyat arasındaki farktır. Stockbroker’ın müşterisi adına ve hesabına petrol şirketi pay senedi talep ettiğini varsayalım. Matbu bir kâğıt üzerine Jobber ’ın adını, petrol şirketinin unvanını ve fiyatı yazarak imzalar. Kâğıdı, bir kutuya atar. Genellikle kağıdın birer suretini jobber ile müşterisi ne de verir. Kâğıdın kutuya atılmasıyla peşin veya vadeli işlem gerçekleştirilmiş olur. Borsa yönetim servisi, kutulara atılmış kâğıtları toplayarak tasnif eder. Kâğıtlarda yazılı fiyatlar o günkü borsa açılış kurunu, günün ortalama kurunu ve kapanış kurunu belirler. Alınan menkul değerin bedeli ve satılan senedin teslimi, borsanın hesap gününde yapılır. Bedelin ödenmesinden veya menkul değerin teslim edilmesinden sorumlu olan Stockbroker’dır. Müşteri doğrudan doğruya Jobber’ın muhatabı değildir. Müşteri taahhüdünü yerine getirmezse, stockbroker zararı pahasına olsa da borçlunun yerine kaim olur. Müşterinin taahhüdünü yerine getirememek olasılığına karşı, komisyoncu firmalar genellikle bir garanti akçesi isterler. Joint Stock Company Bu tür şirketlerin ayırıcı özelliği, küçük miktarlarda hisse senedi çıkararak sermaye toplama yoluna gitmeleridir. Bunların anonim şirketlerden farkı, pay sahiplerinin kişisel ya da zincirleme (müteselsil) olarak şirket borçlarından sorumlu tutulabilmeleridir. Bunlarda da, anonim şirketlerde olduğu gibi, hisse sahiplerine kârdan pay dağıtılır. Bu tür şirketlerin ortaya çıkmasının nedeni, iş hayatının gelişmesi sonucu giderek çok daha fazla mali sermayeye gerek duyulmasıdır. Kambiyo Acentesi Kambiyo acentesi, Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu’nda düzenlenmiştir. 16 Mayıs 1929 tarih ve 1447 sayılı kanun, menkul kıymetler ve kambiyo borsalarını “Devlet, vilayet ve belediyeler tarafından çıkarılan istikrazlar, esham ve tahvillerle hazine bonolarının, Türk anonim şirketleri tarafından çıkarılan esham ve tahvillerin ve borsaya kabulüne Maliye Vekâleti tarafından müsaade edilen ecnebi esham ve tahvilleriyle nükut ve kambiyolarının alınıp satıldıkları yerler...” olarak tanımladıktan sonra, 4. maddesinde “borsa üyelerini asli ve kayıtlı üyeler şeklinde ikiye ayırmış ve asli üyelerin acentelerden ibaret olduğunu” belirtmiştir. Görüldüğü gibi, acenteler, menkul kıymetler ve kambiyo borsalarının asli üyeleridir. Acente olmak isteyenlerde aranılacak nitelik ve koşullar şunlardır: 1) Türk olmak, 2) 25 yaşını bitirmiş ve fiili askerliğini yapmış bulunmak, 3) En az resmi bir liseden ya da orta ticaret okulundan veya hükümet tarafından denkliği onaylanan aynı derecede bir okuldan mezun olmak, 4) En az bir yıl borsada ya da diğer mali veya ticari bir kurumda çalışmış bulunmak, 5) fieref ve haysiyet kırıcı bir suç nedeniyle hüküm giymemiş ve işas etmemiş olmak, 6) Nihayet kısıtlı ve kamu görevlerini yapmaktan yasaklanmamış olmak. 1447 sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca, acenteler, yukarıdaki nitelikleri haiz kişiler arasından borsa meclisinin intihabı ve komiserlerin inhası üzerine maliye ve gümrük bakanı tarafından tayin olunurlar. Acentelerin bu başvuruyu nasıl yapacakları, 19.6.1929 tarih ve 8172 sayılı Tüzükte belirlenmiştir. Acenteler, TK m. 12/bent 12’ye göre ticari işletme sahibi ve dolayısıyla tacirdirler. Fakat, bunlar yalnız kambiyo ve nakit alım-satımında aracılık ederler. 1447 sayılı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ticari sıfatı haiz olmayıp” ibaresi, sadece kambiyo acentelerinin başka bir meslek veya diğer bir ticaret alanında faaliyette bulunamayacaklarını belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Bunların sayıları, her bölgenin özelliği göz önünde tutularak Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile saptanılır. Kanunda “acente” deyimine yer verilmesine ve bunların aracılık edeceklerinden söz açılmasına rağmen, kambiyo acentelerinin hukuki niteliği, ticari işler tellallığına benzer (TK. md. 100); acentelerin alacakları ücretin kurtaj (dellaliye) olarak adlandırılmış bulunması da bunu doğrular. Kanun acentelerin, yukarıda da belirtildiği gibi, başka bir meslekle uğraşmasını ve bunların kendi hesaplarına borsa işlemleri yapmalarını da yasaklamıştır. Kambiyo acenteleri anonim ortaklıklarda ve bankalar, menkul değerler yatırım ortaklıkları gibi diğer kurumlarda yönetim kurulu üyesi, murahhas, vekil, müdür ya da memur olamazlar. Acenteler borsaya girme yetkisini haiz müstahdemlerinin yaptıkları işlemlerden bizzat sorumludurlar. Borsa Tüzüğü m. 6-9 acentelerin kullanacakları müstahdemlerin sayı ve niteliklerini saptamıştır. Borsa idarelerince acentelerden kayıt ücreti ve yıllık ödenti alınır. Acente, müstahdemi için de belirli bir ödenti vermekle yükümlüdür. 1447 sayılı Kanun m. 10, tekelleşmeyi önlemek amacıyla, acentelerin “kendi aralarında şirket kuramayacakları”nı belirtmiştir. Buna karşılık acentelerin borsa üyeleri dışında bir kişi ile ortaklık kurmalarına herhangi bir engel yoktur. Bu son durumda yapılan borsa işleri ve bunlardan doğan sorumluluk sadece kendilerine ait olur. Tüzük m. 10 uyarınca, acenteler ortaklık sözleşmesinin bir suretini Komiserliğe verirler. Ortakların her biri borsa salonuna girebilir; fakat bunların yaptıkları işlemlerden acente sorumlu olur. Acenteler iki yıl bu konuda çalışmış olmak koşulu ile borsa meclislerine üye seçilebilirler. Borsa meclisinin istemesi halinde gerekli açıklamaları yapmakla yükümlü oldukları gibi, defterlerini de incelettirmek zorunluluğundadırlar. Acenteler borsa alışverişlerini borsa salonundaki yerlerde arz ve talebi anlatan yüksek seslerle yaparlar. Önerinin kabul edilmesiyle meydana gelen sözleşme acenteler tarafından derhal deftere yazılır; aksi takdirde m. 53’teki para cezasına çarptırılırlar. Acenteler Tüzük m. 49 uyarınca, biri aracılık ettikleri bütün borsa işlerini ayrıntılı olarak yazmaya yarayan yevmiye, diğeri de kendilerine alış-satış emri verenlere sunulacak resmi bordrolar havi koçanlı defter olmak üzere iki tür defter tutarlar. Borçlu bulunan acentenin gösterdiği güvence borçlarını karşılamaya yetmiyorsa, borsa meclisi bu acenteyi görevden uzaklaştırabilir ve hesaplarının incelenmesi sonucunda gerekli görüyorsa, acentenin işlerini tasfiye edebilir. Acentenin ölümü halinde de meclis onun borsa işlerine ait hesaplarını inceler ve borçlarını teminatından ödedikten sonra geriye kalan tutarı serbest bırakır. Alım-satım işleri bir kurtaj (dellaliye) karşılığında yapılır. Kurtaj tarifesi Maliye Bakanlığı’nca saptanılır. (1447 sayılı Kanun m. 43’ün 2529 sayılı Kanun ile değişik şekli) Borsadaki düzeni bozan acenteler hakkında 1447 sayılı Kanun m. 44’teki para ya da salona girmeme cezaları (m. 45-48) verebilir. Tarifeden az ya da çok kurtaj almak da suç oluşturur. Cezaların kişiselliği ilkesinin bir sonucu olarak Kanun, salona girmeme cezasının sadece acenteler hakkında uygulanacağını ve bunun acentenin müstahdemini de kaps***** almayacağını belirtmiştir. Aynı şekilde müstahdeme ilişkin ceza acentenin kendisine tatbik edilemez. Katılma Belgesi Katılma belgesi, menkul kıymetler yatırım fonu tarafından çıkarılan ve belge sahibinin, yönetici banka, sigorta şirketi, aracı kurumlara karşı sahip olduğu hakları taşıyan ve fona kaç hisse ile katıldığını gösteren kıymetli evrak niteliğinde bir senettir. Gerçekten, yatırım fonunu kuran söz konusu kurumlar, içtüzükte öngörülen avansı tahsis ederek menkul kıymetler portföyünü oluşturduktan sonra, fon tutarını belirli bir sayıya bölerek fon payını saptar. Bu payları temsil etmek üzere katılma belgelerini çıkarır. Katılma belgelerinin itibari (nominal) değeri yoktur. Bu belgeler, değerleri nakten ve def’aten ödenmek sureti ile satın alınabilir. Belgelerde fon içtüzüğünün tam metninin ve bankanın yetkili imzalarının bulunması gerekir. Katılma belgeleri emre ya da hamiline olarak düzenlenebilir. Hamiline yazılı olanlar sadece teslim ile, emre yazılı olanlar ise ciro ve zilyedliğin devri suretiyle el değiştirirler. Belgelerin ihraç ya da geri satın alınma değeri, ihraç ya da satın alma gününde fon içtüzüğündeki ilkelere göre saptanılacak rayiç değeri üzerinden, belgenin temsil ettiği pay sayısına göre hesaplanır. Görüldüğü gibi, Ser PK. bir katılma belgesinin birden fazla payı birlikte tecessüm ettirmesini de mümkün kılmıştır. Fon tutarı artırılmak suretiyle çıkarılacak yeni tertip katılma belgelerinin değeri, çıkarma günündeki fon rayiç değeri, tedavüldeki katılma belgelerinin temsil ettikleri tüm payların sayısına bölünerek hesaplanır. Katılma paylarının ihraç ve geri satın alınma değerleri, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirtilecek şekilde halka ilan edilir. Katılma belgeleri halka arz edilir ve kurucu kurum, satış hasılatından fona verdiği avansı geri alır. Yatırım fonu feshedildiği andan itibaren, hiçbir katılma belgesi ihraç edilemez ve geri alınamaz. Katılma belgesi sahipleri, dağıtılacak kârdan yararlanabilir ve katılma belgesini rayiç değeri üzerinden fona geri satabilirler. Katılma belgesi sahiplerinin fonun yönetiminde söz hakları yoktur. Bütün yönetim hakları, kurucu ve aynı zamanda yönetici durumundaki kurum tarafından kullanılır. Kurtaj Müşteriler tarafından Borsa (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) üyelerine, aracı olarak Borsa’da gerçekleştirdikleri alım satımların, menkul kıymetin işlem gördüğü fiyatla hesaplanan tutarı üzerinden Borsa Yönetim Kurulu’nun önerisi üzerine, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen tarifeye “Kurtaj” denir. Bir başka tanımla, Borsa’da etkinlik gösteren borsa aracı kurumlarının, müşterilerinin adına gerçekleştirmiş oldukları alım satım emirleri üzerinden aldıkları ücrettir. Kurtaj tarifesi, daha önceleri Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından belirlenirken, günümüzde bu yetki SPK’ya devredilmiş olup, %1’dir.
![]() ![]() Gєℓ ömяüm Gєℓ...![]() ![]() ![]() Her Hakkım Saklıdır®™ |l|lllll|lll||ll||lll ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³ ![]() |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Lady Duck
![]() Üye No : 33470
Mesajlar : 13.882
Üyelik Tarihi : 9.11.2006
Bulunduğu Yer : kimbilir ki..suya atılmış asprin gibiyim..dağınık ve hosurtulu...
Tecrübe Puanı : 5064
Karizma Puanı : 436715
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Mali Aracı
Mali değerlerin alım satımı işlerine aracılık eden kişilere genellikle mali aracı denir. 28.7.1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 32. maddesi (Değişik 3794-29.4.1992), bu kanuna göre faaliyette bulunabilecek “Sermaye Piyasası Kurumları”nı (mali aracıları) şöyle sıralamıştır: a) Aracı kurumlar, b) Yatırım ortaklıkları, c) Yatırım fonları, d) Sermaye piyasasında faaliyet gösterilmesine izin verilen diğer kurumlar. Aynı kanunun 31. maddesinde (Değişik: 379429.4.1992), Sermaye Piyasası Kurumları’nın görevleri faaliyet kapsamları ayrıntılı biçimde işlenmiştir. Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunacak kurumların, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan izin almaları zorunludur. Faaliyet ve aracılık türleri itibariyle başvuru ve izin esasları, SPK tarafından düzenlenir. Sermaye piyasası kurumlarına bir veya birden fazla faaliyet ve aracılık türü için SPK tarafından izin verilebilir. 30. maddenin (Değişik: 3794-29.4.1992) birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılan sermaye piyasası faaliyetleri, münhasıran aracı kuruluşlar tarafından yürütülür. (m. 31/1) İzin verilen kuruluşlara, sermaye piyasası faaliyetlerini gösteren “Yetki Belgesi” verilir. Yapılabilecek sermaye piyasası faaliyetleri ve aracılık türleri itibariyle yüklenilebilecek sorumluluğun azami sınırına ilişkin esaslar, SPK tarafından düzenlenir. (m. 31/2) Yetki belgesi olmayanlar veya belgeleri iptal olunanlar, sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunamayacakları gibi, ticaret unvanlarında veya ilan ve reklamlarında, bu faaliyetlerde bulundukları intibağını yaratacak hiçbir kelime veya ibare kullanamazlar. (m. 31/3) Sermaye piyasası kurumlarında, sermaye piyasası faaliyetlerini yürütmekle görevlendirilecek personelde aranacak asgari şartlar, SPK tarafından belirlenir. (m.31/4) Bu kurumlar, kendi mali yükümlülüklerini içeren evrak ihdas edip, halka arz edemez ve alım satımda bulunamazlar. Menkul Değer Taşınabilir nitelikte ekonomik kıymet ifade eden ve paraya çevrilmesi ya da parayla ifade edilmesi mümkün olan kıymetlere denir. Hisse senedi, tahvil gibi değerlerdir. Modern Portföy Kuramı Harry Markowitz'in modern portföy yaklaşımını, geleneksel portföy yaklaşımından ayıran özellikleri ile ilgili görüşlerini şu şekilde özetlemek mümkündür. Portföy seçimi, kavram olarak menkul kıymet seçimi kavraxmından daha geniş ve farklıdır. İyi bir portföyü, iyi hisse senetleri ve tahvillerden oluşan uzun bir liste olarak düşünmemek gerekir. Çünkü, portföye belirli amaçlar ve tekniklerle alınan menkul kıyxmetlerin tek tek ele alınması, farklılıklarının ve özelliklerinin araşxtırılması gerekir. Öte yandan, portföy analizinin iki boyutu bulunmaktadır. Bunlardan ilki, menkul kıymetlere yatırım yapan yatırımcıdır. Dixğeri ise, portföyü oluşturan fınansal varlıklardır. Portföy analizi yapılırken, öncelikle, yatırımcının beklentileri gözönüne alınmalıdır. Portföy analizi, menkul kıymetler hakkında gerekli olan bilxgilerin toplanması ile başlar. Portföy analizinin temel girdilerini menkul kıymetler ile ilgili çeşitli bilgi kaynakları oluşturur. Bu kaynakların başlıcaları; menkul kıymetin ait olduğu işletme ile ilgili bilgiler, her bir menkul kıymetin geçmiş yıllarda gösterdiği performansı, menkul kıymet veya kıymetlerin gelecekteki perforxmansları konusundaki beklentilerdir. Eğer, portföy analizi girdisi olarak, menkul kıymetin geçmiş yıllardaki performansı kullanılıxyorsa, ulaşılan sonuç, genellikle geçmişin iyileştirilmiş tekrarı niteliğinde olacaktır. Öte yandan, geleceğe ilişkin beklentiler, portföy analizine girdi oluşturuyorsa, ulaşılan sonuç, beklentilerin doğrultusuna bağlı olarak değişecektir. Modern portföy kuramının temellerini, portföy getirilerinin belirsizliği ve menkul kıymet getirilen arasındaki ilişki şeklinde ele almak mümkündür. 1. Portföy Getirilerinin Belirsizliği Belirsizlik sorunuyla karşı karşıya kalan bir yatırımcı, muhxtemel sonuçların olasılıkları hakkında objektif bir bilgi sahibi dexğildir.5 Genellikle, belirsizlik, menkul kıymet yatırımlarının dikkati çeken başlıca unsurudur. Ekonomik konularda geleceğe ilişkin tahmin tekniklerinin karar alma sürecinde yeterince etkili olmamaxları bir yana bırakılırsa,sistematik olmayan olaylardan kaynaklanan değişikliklerin, sermaye kazancını veya temettüyü, belli bir menkul kıymet açısından etkilemesi, belirsizliğin boyutunu vurgulamaktır. Örneğin, uluslararası ilişkilerde meydana gelen problemler, askeri harcamaların azalması veya artması, kurak geçen bir yaz, büyük bir keşif, portföy yöneticilerinin doğrudan hesaplara katamadığı belirxsizliklerdir. Sözkonusu olumsuz durumların meydana gelmesi, portföy yöneticilerinin veya yatırımcıların beklentilerinde sapmaxlara neden olacaktır. 2. Menkul Kıymet Getirilen Arasındaki İlişki Menkul kıymet yatırımlarının ikinci önemli unsuru, getiriler arasındaki ilişkidir. Markowitz, fmansal varlık getirileri arasındaki ilişkilerin dikkate alınması ve tam pozitif ilişki içinde bulunmayan varlıkların aynı portföyde birleştirilmesiyle, beklenen getiriden feragat etmeden riskin azaltılabileceğini göstermiştir. Bilindiği gibi, menkul kıymet getirileri, birlikte yükselip, düşebilmektedir. Ancak, bu ilişki, mutlak anlamda tam değildir. Ekonomik koşullardaki değişikliklerin, menkul kıymetler üzerinxdeki etkisi, sektörel veya işletme bazında farklılık gösterebilmekxtedir. Eğer, menkul kıymet getirileri arasında bir ilişki olmasaydı, çeşitlendirme ile riskin sınırlandırılabilmesi mümkün olmazdı. Bu nedenle, menkul kıymet getirileri arasında ilişki sözkonusudur. Faxkat bu ilişki tam değildir. Bundan dolayı, çeşitlendirme ile risk azaltılabilmekte, ancak ortadan kaldırılamamaktadır Menkul kıymet getirileri arasındaki ilişki, tüm menkul kıyxmetler için aynı değildir. Aynı endüstri kolunda faaliyet gösteren iki işletmenin menkul kıymet getirileri arasındaki ilişki, farklı enxdüstrilerde faaliyet gösteren işletmelere ait menkul kıymet getirileri arasındaki ilişkiden daha yüksektir. Portföy riskinin azaltılabilmesi için, menkul kıymet getirileri arasındaki ilişkinin yüksek olduğu menkul kıymetler, portföye dahil edilmemelidir. Getirileri aynı yönde hareket eden, örneğin, yüz adet menkul kıymet topluluğu, tek bir menkul kıymetten çok az bir farkla daha koruyucu olabilir. Buna paralel olarak, modern portföy kur***** göre, portföye dahil edilecek menkul kıymet sayısının genelde 4-15 arasında olması gerektiği ileri sürülmektexdir. 3. Portföy Analizinin Temelleri Portföy analizinde karar sürecinin işleyebilmesi için, yatıxrımcı tipinin iyi belirlenmesi gerekir. Herşeyden önce, yatırımcının risk tercihinin, hayat standardının, tasarruf hacminin, hukuki duxrumu gibi ölçütlerin ortaya konması gerekmektedir. Çünkü, her bir yatırımcı tipi için, portföy analizinin ayrıntıları ayrı ayrı ortaya konmak durumundadır. Bununla beraber, iki temel yaklaşım, tüm yatırımcılar için geçerlidir. -Tüm yatırımcılar, aynı risk düzeyinde daha fazla getiriyi azına tercih ederler. -Tüm yatırımcılar, aynı getiri düzeyinde daha az riski, daxha fazla riske tercih ederler. MODERN PORTFÖY KURAMININ VARSAYIMLARI Modern portföy kuramının varsayımlarını beş ana başlık alxtında toplayabiliriz: 1. Yatırımcının amacı fayda fonksiyonunu maksimize etxmektir. Bütün yatırımcılar rasyonel düşünürler. Yatırımcılar her dönemde beklenen faydayı en çoklamayı amaçlarlar ve refahları azalan marjinal faydaya sahiptir. Yani, yatırımcılar, her yatırımı, belli bir elde tutma dönemi sonunda refahlarına katkıda bulunacak, olasılık dağılımına sahip getirileriyle algılarlar. 2. Yatırımcılar, yatırım kararlarını, yalnızca beklenen getiri ve riske göre alırlar. Getiri ölçütü olarak, portföyü oluşturan varxlıkların beklenen getirilerinin ortalaması, riskin ölçütü olarak bu portföy getirilerinin varyansı kullanılır. 3. Yatırımcıların, risk ve getiri hakkındaki beklentileri hoxmojendir. Başka bir deyişle, tüm yatırımcılar, aynı risk düzeyindedaha fazla getiriyi azına tercih ederler. Yatırımcılar özdeş zaman ufkuna sahiptirler. Modern portföy teorisine göre, sermaye piyasası oldukça etkindir. Başka bir deyişle, bilgiler süratle, tamamen ve doğru olaxrak menkul kıymet fiyatlarına yansır. Piyasa her zaman dengedexdir. Bilgi akışına herhangi bir kısıtlama konmamıştır ve yatırımcıxlar için sözkonusu bilgilere eş-zamanlı olarak ulaşmak mümkündür. Pasif Spekülasyon Burada söz konusu olan husus, aktif spekülasyonlardan farklı olarak, sermaye ve mal hareketlerine ilişkin işlemlerdir. Keza sanayiciler ve finansörler parasal risklerden korunmak için paritelerin gözden geçrilimesi, dövizin kurala bağlanması, kredi kısıtlamaları ve yerel karşılıklar gibi önlemler almaktadır. Prensip olarak burada spekülatif karakterli bir sermaye kazancı sağlama alma amacı yoktur. Ancak bu işlemler uluslararası firmaların para piyasalarında varlıklarını sürdürmelerine, dolayısıyla arbitraj yapmalarına, spekülatif hazırlıklar içinde bulunmalarına neden olmaktadır. Spekülasyon Spekülasyon, en basit şekliyle, ileride fiyat değişikliğine uğrayacak malların, aradaki fiyat farkından yararlanarak kâr etmek amacıyla önceden satın alınmasıdır. Özellikle bireyler, tahvil faizlerinin düşük ve gelecekteki fiyatların belirsiz olduğu dönemlerde, ileride tahvil fiyatlarının düşeceğini, dolayısıyla faizlerin yükselebilme olasılığını düşünerek paralarını ellerinde tutmayı tercih ederler. Spekülatif amaçla tutulan para miktarının fırsat maliyeti düşük olduğundan, faiz oranları ile arasında tersine bir ilişki vardır. Diğer bir deyişle, faiz oranları düştüğünde, spekülatif para talebi yükselir. Spekülasyonun başlıca nedenleri şunlardır: Savaş, kıtlık, enflasyon gibi nedenlerle gelecekteki fiyat artışlarındaki belirsizlikler. Tahvil fiyatlarındaki belirsizlikler. Piyasadaki para miktarının artması. Görüldüğü gibi spekülasyon, gelecekle ilgili tahminlere ve büyük ölçüde tesadüflere bağlı bulunmaktadır. Fırsatları değerlendirmek amacıyla faaliyet gösteren kişilere ise spekülatör denir. Stockbroker Müşteri hesabına menkul değer alıp satan aracıya, "stockbroker" denir. "Stockbroker", sermaye piyasası sisteminin mali aracılarındandır. Komisyon karşılığında çalışır. Yeni çıkarılan menkul değerlerin pazarlanmasını üstelenebilir. Borsa faaliyetiyle ilgili cari hesap açarak müşterisinin mevduatını kabul edebilir veya ona ikrazda bulunabilir. Türev Piyasalar Türev piyasalar, ilerideki bir tarihte teslimatı veya nakit uzlaşması yapılmak üzere herhangi bir malın veya finansal aracın, bugünden alım satımının yapıldığı piyasalardır. Türev piyasaların tanımı forward, swap, futuresve opsiyon işlemlerinin tamamını içermektedir. Türev piyasaların temelini oluşturan futures ve opsiyon işlemleri çoğunlukla organize borsalarda yapılmakta, bunun doğal bir sonucu olarak da, vade, sözleşme büyüklüğü, alınacak teminatlar, fiyat adımları gibi işlem kriterleri ile ilgili borsalar tarafından belirlenmektedir. Organize borsalarda işlem gören vadeli işlem sözleşmelerinin (futures ve opsiyon sözleşmeleri) standartlaştırılmasının en önemli nedeni piyasanın likit olmasını sağlamaktır. Vadeli Borsa İşlemleri Borsalar, soyut pazarlardır. Satıcılar bedelini tahsil etmeden ve hatta ellerinde bulunmadığı halde, bir mal veya senedi arz edebilirler. Alıcılar da malı görmeden, bedelini ödemeden alım yapabilirler. Alım ve satım, borsa komisyoncuları aracılığıyla gerçekleştirilir. Vadeli satış yapanlar, fiyatın düşmesini bekleyenlerdir. Sahibi durumunda olmadıkları senetleri veya malı bugün pahalıya satıp, ileride ucuza alarak teslim edeceklerini hesaplayanlardır. Vadeli alım yapanlar ise, fiyatın yükseleceğini tahmin edenlerdir. Bunların çoğunluğu, vadesi gelmeden yahut gelince aldıklarından pahalıya, kârla devredebileceklerini düşünenlerdir. Örneğin bir kimse, X şirketi hisse senetlerinin üç aya kadar yükseleceğini tahmin etmektedir. “Stockbroker” firmalardan birine 1 milyar liralık üç ay vadeli alım yapmasını emreder. Komisyoncu firmasıyla yapacağı anlaşmaya göre, sipariş bedelinin belirli bir yüzdesini, normal zamanlarda %10’unu mevduat olarak yatırır. Stockbroker da emri yerine getirir. Ancak alıcının vade tarihinde ödeyeceği 1 milyarı olmayabilir. Satmış olan kimsenin elinde de 1 milyarlık hisse senedi bulunmayabilir. Senet kurunun satış anında 100,000 lira olduğunu varsayalım. Satıcının kâr etmesi, hisse senedi kurunun 100,000 liranın altına düşmesine bağlıdır. Tahmini gerçekleşirse, vade tarihinde spot market’den ucuza alıp teslim etmeyi tasarlayabilir veya vade gelmeden fiyatın düştüğü anda alması için kendi komisyoncusuna emir verebilir. Alıcının kâr etmesi, hisse senedi kurunun 100,000 liranın üstüne çıkmasına bağlıdır. Vade tarihini bekleyerek spot market’te kârla devretmeyi düşünebilir veya vade henüz gelmeden kur belirli bir düzeye erişince hemen satması için stockbroker’a talimat verebilir. Borsada kote edilmiş olan bütün senetler, vadeli piyasada alınıp satılamaz. Vadeli borsa işlemlerinin özel kuralları vardır. Borsa yönetimi, vadeli işlem konusu olabilecek senetler için ayrı bir liste tertipler. Alınıp satılabilecek miktarlara da bir taban yahut alt sınır koyar. Satıcı ve alıcı, spekülasyon zararlarını sınırlı tutmak için bazı önlemler alabilirler. Ağır zarara uğramak ihtimalini önleyici formüllerden biri, primli piyasa işlemidir. Primli piyasada işlem yapanlar, uğrayabilecekleri zararı sınırlı tutmak için, götürü bir miktar ödeyerek gerektiğinde iptal etmek üzere anlaşmaya bir kayıt koydururlar. Satıcı ve alıcı, stockbroker’a sipariş verirken stop loss order ve stop order gibi limited order çerçevesinde formüllerle işlemin olumsuz ihtimallerin zararını önceden kararlaştıracakları bir azami miktarla sınırlayabilirler. Borsa alım-satımlarında zarar etmiş veya bekledikleri kârı elde edememiş kişiler, ileride durumun uygun bir gelişme göstereceğini umarak zaman kazanmayı tercih edebilirler. Bu takdirde, vade uzatılır. Tamamlanmış olan bir vadenin uzatılmasına, report denir. Bear market’de, yani kurların düşmesini öngören spekülasyonlarda, bazen satılmış değerleri temin ederek teslim olanağı bulunmayabilir. Değeri düşen senetleri, sahiplerinin satmak istemedikleri görülebilir. Böyle durumlarda, tahmini doğru çıksa bile, spekülatör, taahhüdünü yerine getirememek tehlikesiyle karşılaşır. Aranılan tahvil veya hisse senedi borsada satışa arzedilmiyorsa, satıcı bunları ödünç alarak ve haliyle oldukça ağır bir bedel ödeyerek teslim edebilir. Bu işlem deport terimiyle ifade edilir. Vadeli Kur Kambiyo piyasasında alım-satım, vadesiz ve vadeli olarak ikiye ayrılır. Uluslararası terminolojide, vadesiz piyasaya spot market ve vadeli piyasaya forward market denir. Vadeli piyasada süre overnight, iki gün ihbarlı, yedi gün, yedi gün ihbarlı, bir aylık, üç aylık, altı aylık, dokuz aylık, yıllık olabilir. Forward market'da dövizin fiyatı, alım-satım anındaki kurdur. Ödeme ise, vade tarihini izleyen hesap gününde gerçekleştirilir. Forward market'da vade tarihlerinden her birinin arz ve talep eğrileri ayrıdır. Bir dövizin vadeli kuru, stop market fiyatı altında olduğunda iskontoludur. Vadeli kuru spot market fiyatı üstünde olan dövizler primlidir. Vadeli piyasada alıcı veya satıcının taahhüdünü yerine getirememesi halinde, bu durum "hammered" ya da "hammering" terimiyle belirtilir.
![]() ![]() Gєℓ ömяüm Gєℓ...![]() ![]() ![]() Her Hakkım Saklıdır®™ |l|lllll|lll||ll||lll ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³ ![]() |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|