![]() |
|
|
#1 |
|
VIP Member
![]() Üye No : 35098
Mesajlar : 9.939
Üyelik Tarihi : 9.12.2006
Tecrübe Puanı : 4159
Karizma Puanı : 366004
Karizma Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Şahaplar
A. KEMERLİ Meteorlar Güneş ailesine mensup gök cisimleridir. Onlar o kadar küçüktürler ki Arz atmosferinin dışında kaldıklarında görülmeleri mümkün değildir. Fakat atmosferin üst kısmına girdiklerinde atmosferle sürtünmeden dolayı aşırı bir şekilde ısınırlar. Bu sebeble de halk dilinde umumiyetle düşen yıldızlar veya kayan yıldızlar olarak bilinen bu gök cisimleri parlak bir çizgi halinde görünürler ve ardından hemen bir ışık patlaması göstererek kaybolurlar. Meteor, atmosferde olan sürtünme sebebiyle iyice ısınarak buharlaşmış ve buharlaştıkça da parlaklığı artmıştır. Arza göre meteorların atmosfere giriş hızlan 45 mil/sn kadar yüksek olabilir. Atmosfere günde 20 milyondan fazla meteorun girdiği zannedilmektedir. Fakat onların herbiri çok küçük bir kütleye sahip olup çok azı atmosfer tabakası tarafından tahrib edilmeden evvel yeryüzünden 50 mil yüksekliklere kadar inebilirler. Meteor Yüksekliğinin Hesaplanması Bir meteorun yüksekliği meteorun izini takip eden iki rasıd (gözetleyici) in gözetleme istikametinden meteor izine nokta nokta çizmek suretiyle hesaplanabilir. Şimdi raflar teknikleri kullanılmaktadır. Bu teknik gittikçe yaygınlaşmaktadır, şimdiye kadar tayf fotoğraflarından çıkan meteor çalışmaları radarlar vasıtasıyla alınmıştır. Umumî olarak bir meteor deniz seviyesinden 50 - 60 mil yukarıdaki bir yükseklikte tamamen yanar. Çok az bir kısmı 40 mil aşağılara kadar iner. Buna rağmen yine de bazı meteor kalıntıları ince toz halinde yeryüzüne ulaşabilirler. Çıplak gözle görülebilen ortalama büyüklükteki bir meteor bize hayret verecek derecede küçüktür. Bir kıyaslama yapacak olursak bir meteor bir kum taneciğinden bile ufalttır. Bu gün meteorların yapılarını spektroskopik olarak incelemek mümkündür. Araştırmalar neticesi bir meteorla bir meteorit arasında esaslı bir fark olduğu anlaşılmıştır. Bir meteorite sadece büyük bir meteor demek çoğu zaman yanlış bir ifade olur. Atmosfere sağnak halinde yağan meteorlar uzayda parele) yollar takip ettikleri için yeryüzünden bakıldığında fezada tek bir noktadan çıkmış gibi görünürler. Tıpkı bir demir yolu üzerinde duran birisine yolların ufka doğru gidildikçe birleşmiş görünmesi gibi. Meteorların çıktığı fezadaki bu noktaya yağmurun radyan noktası adı verilir ve yağmurun kendisi göründüğü radyan noktasındaki takım yıldızla isimlendirilir. Mesela kasım ayında görülen Leonid meteor yağmurunun radyanı Leo takım yıldızında bulunmaktadır. Arizonada görülen en büyük Leonid meteor sağnağı fotoğrafıdır. Değişik büyüklükte meteorlar görülebilmektedir. Leonid meteorları 1799, 1833 ve 1866 yıllarında parlak görüntülerle ortaya çıkmışladır. Fakat daha sonra geleceği 1899 yılından önce meteorların yörüngesi Jüpiter gezegeninin çekim tesiriyle değişmiştir. Bu yüzden 1899 ve 1933 yıllarında meteor yağmuru görülmemiştir. Bununla beraber 1966 yılında Leonid meteorları dünyanın bazı kısımlarında muhteşem görüntülerini yine göstermiştir. Leonid meteorlarının yanında diğer meteor sağnakları çok sönük kalmaktadır. 1/250 İnç (*) çapından daha büyük olmayan son derece küçük parçacıklar atmosfere girdiklerinde parlak çizgi meydana getiremeyecek kadar küçük olup kolayca parçalanabilirler. Bunlar mikrometeoritler olarak bilinir. 1957 yılından bu yana feza araçlarıyla bu parçacıklar devamlı bir şekilde araştırılmaktadır. Meteorların Çeşitleri Meteorlar sağnak şeklinde ve ara sıra düşen (tek tük) meteorlar olmak üzere iki çeşide ayrılırlar. Sağnak şeklinde yağan meteorlar Güneşin etrafında sürüler halinde dolanırlar. Çoğu zaman da bir kuyruklu yıldızla beraber bulunurlar. Her zaman Arzın bir meteor sürüsünün içinden geçmesi mümkündür ve neticede Arz bir meteor sağnağına tutulur. Bu durum çoğu halde yılda bir defa vukubulur. Fakat meteor sağnağı her zaman aynı miktarda olmaz. Her yıl Ağustos ayı başlarında görülen Perseid meteor yağmuru bu duruma çok uymaktadır. Bu çeşit yıldız yağmurları meteor tayflarını elde etmek için en iyi fırsatı sağlar. Meteorların içindeki demir, kalsiyum ve diğer elementler şimdi bu tayflar vasıtasıyla tesbitedilmiştir. Perseid meteorları her yıl 27 Haziran ve 15 Ağustos tarihleri arasında gözükürler. Bu meteorlar, 1862 III kuyrukluyıldızının yörüngesi etrafında yayılmışlardır. Diğer taraftan Leonid meteorları bir salkım şeklinde toplanmışlardır. Bunlar arada sırada büyük sağanaklar halinde görülürler. Bunlardan biri de 1966 yılında vuku bulmuştur. O tarihte Arizona'dan bakıldığında her saat 100 000' den fazla meteorun atmosfere büyük bir hızla girdiği görülmüştür. Şayet bu meteorlar atmosferde tahrib edilerek yok edilmeseydi; biz insanlar ve diğer canlılar hayatta kalamıyacak ve Arz küresi de delik deşik olacaktı. Halbuki, eskiden beri atmosferimize giren bu semavî taşlardan çok azı, ibret alınması İçin, yeryüzüne düşmüş isede, insanlardan hiç bir kimsenin başına düştüğü görülmemiştir. "Her vakit dağılmaya ve parçalanmaya müsâit ve içi zelzeleli, çok İhtiyar ve çok yaşlı Kürre-i arz içinde ve o dehşetli gemi üstünde, kâinatın hadsiz boşluğunda seyahat eden insanoğluna bu kadar müsâit olmayan şartlar içinde o kürreyi "gayet muntazam, müsahhar (emre âmâde), mükemmel, hoş emniyetli; herkesin erzakı için de bir seyahat gemisi..." bir teyyare, bir tren hükmüne getirip hizmet ettiren kudreti sonsuz ne kadar merhametlidir!.."
. ![]() son gülen iyi gülecek... Ama dua edin o gün henüz mahşer olmasın! (C.Zarifoğlu) ![]() |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|