Ana Sayfa WebTurkiye®Resim WebTurkiye®Muzik
Geri Dön   Web Türkiye Portal >
EĞİTİM & E - KİTAP & KİTAP
> Ödev ve Doküman Arşivi > Ödev Arşivi > Tıp
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Takvim Bütün Forumları okunmuş kabul et


Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 26-10-2007, 23:45   #1
rumma
VIP Member
 
rumma - ait Avatar
 

Üye No : 35098
Mesajlar : 9.939
Üyelik Tarihi : 9.12.2006



Tecrübe Puanı : 4159
Karizma Puanı : 366004
Karizma Derecesi
rumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviyerumma Yüksek Seviye

Okyanuslardaki Eczâ Paketleri

Okyanuslardaki Eczâ Paketleri
Ercan TUNÇ


İnsanoğlu var olduğu günden beri, şu gök kubbenin altında, karaları, denizleri evinin bahçesi ve havuzu gibi gördü ve bu alem, sarayının kurulup hazırlanmasında, onun köşe ve bucağına yerleştirilmiş nimetlerden istifade etmeye başladı. Saray defalarca doldu boşaldı; en mahrem yerlerine kadar insanoğlu tarafından defalarca kurcalandı. Ama, ne her tarafı keşfedilebildi ne de ni'metler bitti. Öyle anlaşılıyor ki, bu nimetler ne yiyip içmekle, hatta ne de sayıp-dökmekle bitecek gibi değil. İşte, muhteşem servet ve zenginlikleriyle denizlerin derinlikleri...!

1981'de Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde bir araştırma grubu deniz dibindeki "Deniz karidesleri"nden kuvvetli bir virüs öldürücüsü olan, "didemnin" adlı bir maddeyi keşfetmiştir. Doku kültürlerinde tecrübe edilen bu maddenin grip virüsleri, soğuk algınlığına sebep olan rhino virüslere, dudak uçuklamalarına hatta daha da ciddi lezyon (hasar) lara sebep olabilen "Herpes strain" ve benzeri virüslere karşı, müessir hususiyetlere sahip olduğu anlaşılmıştır. Güçlü antitümör hususiyetlere de sahip olduğu görünen "didemnin" şimdi hayvanlar üzerinde geniş bir araştırma mevzuu haline gelmiştir.

Bu keşif sadece son zamanlara kadar hiç kimsenin tahmin edemeyeceği kadar sonsuz nimetlerle doldurulmuş okyanuslardan çeşitli ürünlerin elde edilebileceğinin bir delilidir. Hatta son araştırmalara göre en basit organizma olan bakterilerden, atnalı yengeçlere, köpekbalıklarına kadar denizlerdeki bütün canlıların insanoğlunun sağlığı ve refahına yardımcı olabileceği tesbit edilmiş, dolayısıyla da, Mucizeli Beyanda anlatılan yer ve göklerin, kara ve denizlerin ve dört bir yana dağılmış canlı-cansız herşeyin, yaratılıp insanın emrine verildiği hususu bir kere daha ortaya çıkmışdır.


İnsanlığın Hizmetine Hazır Organizmalar
En küçük ve en basit deniz organizmalarından olan bakteriler kirlilikle mücadelede kullanılabilir. Meselâ, mikrobiyologlar kirletici maddeleri yok edebilme kapasitesine sahip bazı organizmaları denizlerden İzole etme (ayırma) yi başarmışlardır. Kirli su ihtiva eden tanklara konan bakterilerin, kirliliğe karşı mücadele etmesi teşvik edilmiş ve neticede yiyecek hiç bir şey bulamayan bakteriler, suyu kirletici maddeleri yiyerek, geriye tertemiz su bırakmışlardır. Sanayileşen ve sanayileştikçe artıklarını temizlemede çeşitli zorluklarla karşılaşan insanoğluna, basit bîr bakterinin yaptığı bu faydalı icraat neyi hatırlatmaktadır.

Deniz mikroorganizmaları hakkında daha da enterasan keşifler vardır. Yakın zamanlarda Florida Miami Üniversitesinde Dr. Akira Mitsui başkanlığında bir araştırma grubu, insan yiyeceği, hayvan yemi ve yakıt üretiminde mavi yeşil algleri (küçücük deniz yosunları) ve fotosentetik bakterileri kullanmanın değişik yollarını araştırmaktadır. Enerji krizi cihetinden bakılırsa, bu çalışmanın başka bir ehemmiyeti de bu canlılar vasıtasıyla hidrojen gazının üretilebilmesidir.Ayrıca fotosentetik mikroorganizmalarının bir kaçının güneş enerjisi vasıtasıyla hidrojen gazı üretebilme kapasitesine sahip olduğunun keşfedilmesiyle de (yakıt) araştırmalarında insanoğluna yeni imkânlar bahşedilmiş oldu.

Tropikal Atlantik Denizinde yıllarca süren çalışmalar neticesinde hidrojen gazı üretebilen elliden fazla mikroorganizma çeşidi bulunmuş olup, bunlardan çeşitli mavi-yeşil alglerle bir fotosentetik bakterinin hidrojen üretiminde kullanılmaya müsait mikroorganizmalar olduğu tesbit edilmiştir. Şimdi ise büyük çapta hidrojen gazı üretimi için çalışmalar yapılmaktadır.

Bundan başka mavi-yeşil alglerin çok çeşidi atmosferik azotu tesbit edip, dokularında yüksek oranlarda depolayabilme kabiliyetine sahiptir. Bunların bu kabiliyetinden ziraî gübre üretiminde istifade edilebilir. Azota sahip bulundukları tesbit edilen mavi-yeşil alglerin başka bir kullanma sahası da, yem olarak balık çiftliklerinde büyük çapta yetiştirilmeleridir. Bu gibi mikroorganizmaların bir kaç çeşidi, karidesler ve balıklar için kullanılmakta olan yiyeceklerden daha iyi olup geniş çapta yapılacak olan kültürleri aquakültür teknolojisinde ve ekonomide bir ilerleme meydana getirebilir.


Çok Çeşitli Kullanma Sahalarına Sahip Denizyosunları:
Deniz yosunları uzun zamandan beri yetiştirilmekte olup, değişik gayelerle kullanılmaktadır. Bakteriyolojide kültür vasatı hazırlamada kullanılan Agar, ilk önemli ticarî deniz yosunu ürünüdür. İrishmoss gibi kırmızı alglerden elde edilen carrageninler gibi deniz yosunundan çıkarılan Alginatlar da besin üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Biyologlar besin ve yakıt elde edebilmek için Pasifik Okyanusundaki büyük ve kahverengi bir alg olan (Macrocytis pyrifera)yı büyük çiftliklerde yetiştirmek için tecrübe etmektedirler. Macrocystis pyrifera isimli bu alg fevkalâde bir hızla büyür ve güneş enerjisini verimli bir şekilde kullanır. Macrocystis pyrifera daha şimdiden değerli bir ürün olup ekstratları; diş macunu, hap, mürekkep, mukavva ve boya gibi çeşitli mamüllerin imalinde kullanılmaktadır.


Denizden Elde Edilen İlaçlar:
Aspirinden şeker hastalarının insülinine kadar birçok ilaç uzun zamandan beri kara bitkileri ve hayvanlardan sağlanmaktaydı. Görünüşe göre şimdi, ihtiyacımız olan ilaç hammaddelerinin ekserisi artık denizlerden elde edilebilecektir.

Diğer bir mukopolisakkarid olan kıkırdak, köpekbalıklarının iskeletlerini meydana getirir. Araştırmalar kıkırdaktan hazırlanan ilaçların yara iyileşmesini hızlandırabileceğini ve anti enflamatuar (iltihap giderici, azaltıcı) hususiyetlere sahip olduğunu buldular. Yani, araştırmacılar bu aktif "bileşenlerin" chondroitinler olarak bilinen kompleks maddeler olduğuna inanırlar. Köpekbalıkları diğer hususiyetleriyle de tıp ilmine yardımcı olabileceklerdir. Köpekbalıkları üzerindeki ilk çalışmalar, köpekbalığı kanının virüslerin, bakterilerin ve kültüre edilmiş kanser hücrelerinin büyümesini engellediğini göstermiştir. Köpekbalığının muayyen kanserojen (kanser yapıcı) maddelere mukavim olduğunun bulunması kanser araştırmalarında mühim ipuçları sağlayabilir. Köpekbalığı biyolojisinin diğer bir enteresan yönü de dişisinin, erkeğinin spermlerini aylarca koruyabilecek bir ifraz ile banyo etmesidir.

Klinik çalışmalar için izole edilen diğer bir "bileşik" de tetradondoxin'dir. Bu madde aslında zehirli Kirpi balığında bulunmasına rağmen, Kaliforniya Su Kertenkelesinden de elde edilmiştir. Balık zehirlerinin en kuvvetlisi olan tetradondoxin nörolojik araştırmalarda kullanılmakta olup ayrıca Japonya'da artrit (eklem hastalığı) ve migren ağrıları tedavisinde kullanılmak üzere tecrübe edilmektedir. Kas spazmlarında gevşetici ve şiddetli hastalık durumlarında ağrı hafifletici olarak da kullanılıp kullanılmayacağı araştırılmaktadır. Fakat tetradondoxin umumi bir ilaç maddesi olarak kullanılamayacak kadar çok zehirlidir.

Artrit Tedavisi (Eklem) Hastalığı Tedavisi:
Yeni Zelanda'daki araştırmacılar yeşil kenarlı bir yumuşakçanın hem virüs ve bakterilerle savaşabilecek hem de vücudun nöromuskular (sinir-kas) sistemi üzerine faydalı tesirleri olan tabiî bir ilacı sentezlediğini bulmuşlardır. Bu yumuşakça çeşidi şimdi artrit tedavisinde tatbik şekilleri için dünya çapında incelenmektedir. Deniz yumuşakçalarının diğer bazı çeşitleri de benzer maddeler sentezleyebilmektedir.

Deniz tabiî kaynaklarından faydalanılması ve okyanus hayatında sürüp gitmekte olan bu hassas dengenin bozulmaksızın bu işin nasıl sağlanabileceğinin bilinmesi hususunda işin başında bulunulmaktadır. Ve öğrenilmesi gereken daha çok şey vardır.

Deniz yosunlarının ve diğer organizmaların gemilere bağlanması olarak bilinen "biofouling" hadisesi denizciler için büyük bir problemdir. Gemi ve petrol tankerlerine deniz yosunlarının yapışmasını önleyici boyalar imal eden firmalar; hareketsiz deniz organizmalarının üstünün niçin diğer bitki ve hayvanlar tarafından gemilerdeki gibi örtülmedikleri hususunu inceleyerek "biofouling" problemine yeni çözüm çareleri bulmaya çalışıyorlar.

İlim adamları deniz süngerleri ve hidroidler, mercanlar, denizanası ve denizlâleleri gibi hayvanlardan elde ettikleri tabiî maddeleri devamlı araştırmaktadırlar. İlim adamları mühim tıbbî ve endüstriyel tatbikatlara sahip olduğu ispat edilen bu tabiî maddelerin sadece süngerlerden antibiyotik, anestezik, antitümör ve antilösemik hususiyetlerde 35 bileşik elde ettiler.

Bütün bu faydaları bize bahşedenin ve bunun böyle olmasını programlayanın sonsuz rahmet, sonsuz hikmet ve bize olan sonsuz, lütuflarını düşündükçe iki büklüm olmamak mümkün mü?






.




son gülen iyi gülecek...

Ama dua edin o gün henüz mahşer olmasın!

(C.Zarifoğlu)






rumma Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Türkiye Saatine Göre; Şu Anki Saat : 09:27


Telif Hakları vBulletin v3.7.0 Beta 3 © 2000-2009
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir...
www.webturkiyeportal.com

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0