Ana Sayfa WebTurkiye®Resim WebTurkiye®Muzik
Geri Dön   Web Türkiye Portal >
EĞİTİM & E - KİTAP & KİTAP
> Ödev ve Doküman Arşivi > Ödev Arşivi > Sosyal Bilgiler & Bilimler
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Takvim Bütün Forumları okunmuş kabul et


Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 29-10-2007, 12:08   #1
fatos_fatos
cCc Türk Kızı cCc
 
fatos_fatos - ait Avatar
 

Üye No : 4683
Mesajlar : 10.411
Üyelik Tarihi : 17.10.2005

Bulunduğu Yer : cCc*TÜRKİYE*cCc


Tecrübe Puanı : 2704
Karizma Puanı : 218072
Karizma Derecesi
fatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviye

Sabır sabır Ya sabır

Ögrenmek için zaman gerekir... Sabir gerekir... Ustalari izlemek gerekir.

Dünya hizlandikça zaman kisalabilir, ama ögrenmenin esasi degismez.

Çin'de ve Hint diyarlarinda yüzyillardir anlatilan bu hikâyede de konu, ögrenmenin degismeyen esasidir...

Genç bir adam, degerli taslara ilgi duydugundan bu isi yapmaya karar vermis..

"Bu meslegi yapacaksam, iyi bir mücevher ustasi olmaliyim" diye düsünmüs, ve ülkedeki en iyi mücevher ustasini aramaya baslamis. Sonunda bulmus da. Yanina varmis, ve bir süre bekledikten sonra usta tarafindan kabul edilmis.

-Anlat, demis usta. Dinliyorum...

Genç adam anlatmaya baslamis; taslara ilgi duydugunu, ve iyi bir mücevher ustasi olmaya karar verdigini heyecanla anlatmis. Yasli usta sesini çikarmadan genç adami dinlemis. Sözleri bitince de ona bir tas uzatip;

-Bu bir yesim tasidir, dedikten sonra genç adamin avucuna tasi birakmis ve avucunu kapatmis.

-Avucunu aynen böyle kapali tut, ve bir yil boyunca hiç açma. Bir yil sonra tekrar gel, demis. Saskin saskin suratina bakan genç adama;

-Haydi simdi güle güle, diyerek oturdugu yerden kalkmis ve odadan çikmis.

Genç adam evine dönmüs. Kendisini merakla bekleyen annesiyle babasina neler oldugunu anlatmis. Anlattikça da kendisine çok anlamsiz gelen bu hareketi ve soguk konusmasi nedeniyle kizdigi ustaya olan öfkesi artiyormus. Günler geçmeye baslamis. Genç adam sürekli söyleniyor, ama avucunu hiç açmiyormus.

"Nasil böyle budalaca bir sey yapmami ister. Bir de ülkenin en iyi mücevher ustasi olacak... Bu saçmaliga bir yil boyunca nasil katlanacagim, böyle bir eziyetle nasil yasarim. Bu ne biçim ustalik... Ustalik kaprisi yapacaksa, bari
basindan yapmasaydi..."

Devamli söyleniyor, her önüne gelene ustadan yakiniyor, ama avucunu hiç açmiyormus. Avucu kapali uyuyor, bütün islerini diger eliyle yapiyormus. Ve bu duruma da giderek alismaya, diger elini çok rahat kullanmaya baslamis. Yattiginda da, yanlislikla avucu açilip tas düsmesin diye hep yari uyanik uyuyormus. Böylece bir yil geçmis. Her günü zorluklarla dolu, her gecesi de yarim uykuyla yasanmis bir yil tamamlanmis.

Ve o gün gelmis...

Genç adam tam bir yil sonra, büyük ustanin karsisina çikmis. Usta, bir süre beklettikten sonra yanina gelince, genç adam ne kadar saçma bulursa bulsun, bu sinavi basariyla tamamlamis olmanin verdigi gururla elini uzatip avucunu açmis ve:

-İste tasiniz, demis. Bir yil boyunca avucumda tasidim, simdi ne yapacagim?..

Yasli usta sakin bir sesle cevap vermis:

-Simdi sana bir tas daha verecegim, ve sen onu da ayni sekilde bir yil boyunca avucunda tasiyacaksin...

Bu söz üzerine genç adam bütün sükunetini kaybetmis, bagirip çagirmaya baslamis. Yasli ustayi bunaklikla, delilikle suçlamis... Mücevher ustaligini ögrenmek için gelen genç bir insana böyle eziyet ettigi için, hasta oldugunu bagira çagira söylemis...
Genç adam böyle bagirip çagirirken, yasli usta, ona hissettirmeden bir tasi avucuna *****tirmis. Öfkeden yüzü kipkirmizi olan genç adam, bir yandan bagirip çagirirken avucundaki tasi hissedivermis. Durmus... Tasi söyle biraz daha sikmis... Sonra heyecanla
söyle demis:

-Bu tas...

BU TAS YESİM TASI DEGİL Kİ USTA!..

..ve final

Masal bu kadardi... Anladik degil mi her birimiz; Tasin degerinden önemlidir, dokundugumuzu hissedebiliyor olmak... Ve hatirladik degil mi her birimiz; avuçlarimizda degerli taslar oldugunu... Aman!.. Sakin açmayin, süreler dolmadan... Benim de açmadigimi biliyorsunuz; "Düsmeyeseniz diye" avuçlarimdan!..




fatos_fatos Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Eski 29-10-2007, 12:11   #2
fatos_fatos
cCc Türk Kızı cCc
 
fatos_fatos - ait Avatar
 

Üye No : 4683
Mesajlar : 10.411
Üyelik Tarihi : 17.10.2005

Bulunduğu Yer : cCc*TÜRKİYE*cCc


Tecrübe Puanı : 2704
Karizma Puanı : 218072
Karizma Derecesi
fatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviye

Sabır Bir Erdemdir

Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm. demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak? Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş...

Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incilen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.




fatos_fatos Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Eski 29-10-2007, 12:23   #3
fatos_fatos
cCc Türk Kızı cCc
 
fatos_fatos - ait Avatar
 

Üye No : 4683
Mesajlar : 10.411
Üyelik Tarihi : 17.10.2005

Bulunduğu Yer : cCc*TÜRKİYE*cCc


Tecrübe Puanı : 2704
Karizma Puanı : 218072
Karizma Derecesi
fatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviye

Sabretmek hakkında çok şey söylenebilir, çok şey de yazılabilir sanırım.

Hayatın nelere gebe olduğunu kim bilebilir?

Bekler durursun öylece..

Çok istediğin bir şeye ulaşmak için beklersin.

Tatile çıkmak için beklersin.

Girdiğin sınavdan güzel bir netice alabilmek için beklersin.

Aşk için beklersin.

İntikam için beklersin.

Güneşin doğuşunu, belki de batışını beklersin.

Bir bebeğin doğumu için beklersin.

Kısacası hayattaki herşey için beklersin. Sabretmek demek beklemekse ve öyleyse sabreden derviş de muradına erecekse...

Bekleriz..

***

Hafta içinde kısa bir tatile çıktık arkadaşlarla..

Teknedeyim.

Elimde Can Dündar'ın son kitabı 'Yüzyılın Aşkları var. Ve her sayfayı okurken bir sonraki sayfayı merak ediyorum büyük bir sabırsızlıkla. Bir hikayeyi bitiriyorum diğerini merak ediyorum. Nasıl etmem ki? Hepsi de gerçekten yüzyıla damgasını vurmuş aşklar. Ve hemen her öyküde beklemek var.

Bazen kavuşmak, bazen kavuşamamak var.

Kiminin içinde boşa geçen zamanlar var, kiminde zaferler var.

Ama yine her öyküde sabretmek var.

Kitaptan kafamı kaldırdığım zamanlarda bir yandan güneşleniyor bir yandan denize giriyorum.

Derken akşam üstü oluyor ve oltamı denize salıyorum. Ve yine beklemeye başlıyorum.

Balık tutmak sabır işi demişti bu işlerden anlayan bir arkadaşımız.

Doğru da söylemişti. Balığın oltaya gelmesini beklemek gerekiyordu. Oltamın iğnesine taktığım yemleri oltaya takılmadan yemeyi başaran balıkların sayısında artış olduğu da kesindi. Dolayısıyla defalarca kere yemleri çoktan yenilip yutulmuş boş oltayı yukarı çekip, tekrar yem takıp denize salladığım oldu. Yılmadım, bekledim, sabrettim.. Ama sadece dokuz-on tane balık tutabildim.

İşte burda da sabrın önemi ortaya çıkıyordu.

O zaman iyice anladım ki hiç bir şey için acele etmeye gerek yok.

Hayatta herşey olur. Ne olacaksa hayırlısı olsun demeliyiz. Yok eğer olmuyorsa üzülmeyip, her işte bir hayır vardır demeliyiz. Sevgiyle kalın.

***

Ne demişler

"Asla bulunmadığınız yeri terk etmeniz imkansızdır." Nathaniel Branden

Şennur Gönül




fatos_fatos Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Eski 29-10-2007, 12:26   #4
fatos_fatos
cCc Türk Kızı cCc
 
fatos_fatos - ait Avatar
 

Üye No : 4683
Mesajlar : 10.411
Üyelik Tarihi : 17.10.2005

Bulunduğu Yer : cCc*TÜRKİYE*cCc


Tecrübe Puanı : 2704
Karizma Puanı : 218072
Karizma Derecesi
fatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviyefatos_fatos Yüksek Seviye

Stres ve Sabır

Hayatın deneyleri ve darbeleri bazılarımızı olgunlaştırır, bazılarımızı imha eder. Herkes iki yoldan birini seçmek zorundadır. Ya olgunlaşacağız ya da yıkılacağız.

Hayatın olayları, deney ve darbeleri yani stres karşısında herkesin farklı tepki ve yaklaşımları vardır. Burada kişilik yapısı önemli rol oynar.

Stres verici uyaranlara karşı psikolojik tepkinin şekillenmesi ve olayı tehdit olarak değerlendirilmesinde kişiliğe bağlı eğilimler, zihinsel kapasite, geçmiş yaşantı ve tecrübeler önemli rol oynar.

Stresli vücudun psikolojik cevabı; koku, endişe, gerilim, kaçınma davranışı şeklinde olurken, fizyolojik cevabı da; çarpıntı, kızarma-sararma, terleme-soğuma ve nefes sıkışması gibi belirtiler şeklinde kendini gösterir.

Düşünce ve davranış kalıpları

Kişinin zihinsel şartlanmalar ve davranış modeli, çocukluk dönemlerinden beri gelen öğrenme süreci yanında, genetik eğilimler ve çevreyle de ilgilidir.

İki uçtaki tepkiler

İçe dönük-dışa dönük

Sert-yumuşak

Ölçülü-ölçüsüz

Normal-nevrotik

Uyum yetmezliği

Bireyin uyum sağlamayı kolaylaştıran kişilik özellikleri varsa ve bunu iyi kullanabilirse, her engel ve zorluğa uyum sağlayıp aşabilecektir.

Uyum sağlayıcı kişilik özellikleri, deneme yanılma yoluyla hayat boyunca gelişir. Akıllı kişi, geçmiş tecrübelerden iyi ders alır, deneme yanılma yöntemini en az kullanır. Her şeyi kendi tecrübesiyle öğrenmek isteyenlerin ulaşacağı sonuç felakettir. Bu çok yanlış bir öğrenme yoludur.

Dünyanın en cahil insanı bildiklerinin yeterli olduğunu sanan insandır. Buna eski tanımla “Cehil-i mürekkeb” denilir. Yani bilgisizdir ama bilgisizliğini bilmez.

İnsan, düzelme işine kendinden başlamalıdır. Toplumu, dünyayı değiştirmek yerine, kendimizi değiştirmek zorundayız.

Uyum sağlamayı zorlaştıran kişilik özellikleri

Stresle mücadeleyi zorlaştıran kişilik özelliklerini iyi tanımak gerekir. Düşmanca duyguları ağır basan, aşırı duyarlı, ben merkezci, katı, endişeli, kötümser, içine kapanık, alıngan, huzursuz, kolay kışkırtılan, tepkisel, saldırgan, değişen, aceleci, sabırsız, telaşlı, hırslı, doyumsuz, mükemmeliyetçi, hızlı araba kullanma, sorumluluk duygusu fazla veya vurdumduymaz kişilik özellikleri stresle mücadeleyi zorlaştırır.

“A” tipi davranış tarzı:

bu davranış tazı batı dünyasında teşvik edilen ve ödüllendirilen bir davranış biçimidir. Fakat bu davranış tarzını gösteren bireylerde; mide ülseri ve koroner kalp hastalıkları başta olmak üzere, pek çok hastalık daha yüksek oranda ortaya çıkmaktadır.

Başlıca özellikleri:

Yarışmacılık

Saldırganlık, ataklık, girişimcilik

Düşmanlık duyguları

Hırslılık, beklenti seviyesinin yüksekliği

Zaman baskısı, acelecilik, sabırsızlık

Doyumsuzluk

Ben merkezcilik

Bu kişilik özellikleri batı dünyasında başarı için gerekli görülmekte ve ödüllendirilmektedir. İnsanlık tarihinde belki ilk defa yüzyılımızda; hızlı, saldırgan, hareketli, yarışan, tüketen, abartılmış, zaman darlığı çeken, aceleci, sabırsız insanlar bu kadar teşvik edilmektedir. Bunun da tabii sonucu insanların daha zengin olması fakat daha mutlu olamamasıdır.

“A” tip davranış tarzı gösteren kişililer çeşitli derecelerde, sürekli telaş içersindedirler. Beklerken huzursuz olurlar ve beklemeyi hiç sevmezler. Randevulara hiç geç gecikmezler, başladıkları işi mutlaka bitirirler. Karşı tarafın sözünü sık sık keserler, onun cümlelerini tamamlarlar, yarışma duygusu içersindedirler, rekabetçilikten büyük zevk alırlar, kolay tatmin olmazlar. Pek çok işi birden işlerler, acelecilik, sabırsızlık hayatında hep ön plandadır. İşlerinde hızlı ilerleme isterler. Hemen ve şimdi meraklısıdırlar. Yemeyi, yürümeyi bile hızlı yaparlar. Başkalarının tenkidine çok önem verirler, duygularını bastırırlar. Kolaylıkla karamsarlığa ve ümitsizliğe düşerler. Kafalarında hep rakamlar vardır. Her şeyi maddi kavramlarla açıklamaya çalışırlar. Hesapçı ve çıkarcıdırlar. Manevi değerleri, psikolojik kavramları önemsemezler. Her şeyi çok ciddiye alırlar. Sorumluluk duyguları fazladır. Tamcı ve ayrıntıcı olmayı başarının şartı olarak görürler.hep kafalarının dikine gitmeyi severler.

“B” tipi davranış tarzı:

“A” tipi davranış tarzının tersidir.

Sakin, acelesiz, sabırlı kişilerdir. İyi dinleyicidirler, başkalarının konuşmalarına imkan verirler. Baskı altında oldukları sırada bile heyecan ve telaş göstermezler. Beklemeye tahammüllüdürler. Rekabet ve yarışmayı sevmezler. Yumuşak başlıdırlar. Yavaş ve tartarak konuşurlar. Her şeyi yavaş yapmayı severler, duygularını açıkça ifade ederler. Düşmanlığı sevmezler, küçük şeylerden mutlu olurlar. Ölçülü ve sınırlı sorumluluk isterler. Esnektirler, gereksiz konularda derinleşmezler.

“A” grubu davranış kalıbı gösterenlerde kalp krizi oranı “B” grubuna göre beş misli olmaktadır. Koroner kalp hastalarının %70’nin “A” tipi davranış biçimi sergiledikleri dikkati çekmektedir.

Batı tarzı hayat biçimi ürünlerin hayat kalitesini artırdı, milli gelir seviyesini yükselti, bireyler ve toplum daha zengin oldu ama buna karşı büyük bir bedel ödüyorlar, insanların hem beden, hem akıl ve ruh sağlığı daha çok bozuluyor.

Birbirinize sabır tavsiye ediniz:

“A” ve “B” tipi davranış kalıpları arasında en belirgin farklılık acelecilik, telaşlılık, sabırsızlık oranları ile ilgili. O halde “A” tipi davranış özelliklerini, “B” tipi haline dönüştürmek nasıl olur?

İşte bunun yolu da sabır eğitiminden geçer.

Sabır, olaylar, sıkıntılar karşısında sızlanmadan, şikayet etmeden katlanabilmek ve tahammül gösteren, isyan etmeyen; sonuçta mutluluğun lezzetini tadar.

Bizi pişirecek olan zorluk ve engellerin darbeleridir. Yunus Emre “Hamdım, yandım, piştim, oldum elhamdulillah” derken yanmamanın acısını ne güzel ifade etmiştir. İnsanın içersindeki cevher zorluklar gelişiyor.

Sisal bitkisinin hikayesi:

Bu bitki Amerika kıtasında, soğuk rüzgar, sert verimsiz toprak ve sıcak güneşte yetişen bir bitki. Yaprakları çok elyaflı, dokumada kullanılıyor. Elyafının kıymeti nedeniyle, bu bitkiyi daha verimli topraklarda yetiştirmeyi deniyorlar. Bitki yetişiyor ve çok daha büyükçe yaprakları çıkıyor fakat bakıyorlar yaprakların içinde elyaf yok.Sonra anlaşılıyor ki bitkinin kötü toprak, soğuk rüzgar, sıcak güneşle mücadelesi onun lifli yapısını meydana getiriyormuş.Yani içindeki cevheri geliştiriyormuş.İşte insan içindeki cevherde zorluklara katlanma ve mücadele ile gelişmektedir.

“İhtiyaç ilmin hocasıdır” sözü ne kadar yerinde.Hastalıklar mikropları olmasa tıp bu kadar ilerler biyoloji bu kadar gelişir miydi?

Değişme “acı” demektir. Çocuk doğarken neden ağlar? Rahat anne karnından sonra hayatın zorlukları ile yüz yüze gelmeye başlamıştır. Yeni bir şey öğrenmek, zahmete katlanmayı gerektirir.

Büyük başarılar kafa yormak, bir çok zevk ve lezzet ve keyiften geri durmakla doğmaktadır. Hem canının istediği her şeyi yapacaksın, hem de başarılı olacaksın. Bu mümkün değildir.

Büyük başarılar, büyük mücadelelerin sonucunda gelir, mücadele ne kadar çetinse başarı da o kadar büyük olur.

Rüzgar, yağmur ve fırtınaların kamçısı, bitkilerin tohumlarında gizli olan çiçek ve meyve verme yeteneğini ortaya çıkarır. Zayıf ağaçlar dayanamaz. Fanus içersinde büyütülen ağaçlar hiç dayanamaz. Tıpkı aşırı korunarak büyütülen çocukların hayat zorluklarında kolay depresyona girmesi gibi.

Kur’an-ı Kerim’de yetmiş yerde ve pek çok hadis-i şerifte sabrın fazileti ve üstünlüğü bildirilmiştir.

“Elbette sabredenlerle beraberim” (Bakara, 153)

“Sabredenlerin ahirette ücretleri, mükafatları sayısızdır” (Zümer, 10)

“Sabır ve namazla Allah’tan yardım dileyin. Gerçi bu (nefsine) ağır gelir. Ama hürmet (ve huşu ile ürperenlere) göre ağır değildir.” (Bakara, 45)

“Ey müminler (itaatkarları isyan edenlerden ayırt etmek için) sizi biraz korku, açlık, mal, can ve ürün darlığı ile, and olsun, imtihan edeceğiz. Ey Habibim! Sabredenlere (lütuf ve ihsanımı) müjdele.” (Bakara, 155)

Peygamberimiz Efendimiz (s.a.s) “Sabır, imanın yarısıdır.” Buyurmaktadır. İnsanın iyilikleri, ibadetleri yapabilmesi kötülük ve günahlardan kaçınması ve son nefesine kadar imanın korunması sabırla olur.

O büyük insanın hayatı sabır örnekleri ile doludur. Hz. İsa (a.s.) “İstemediğine sabretmeyince, istediğine kavuşamazsın” buyurmaktadırlar.

Allah, Davud Peygambere (a.s.) “Ahlakta bana uy! Benim ahlakımdan biri sabredici olmamdır.” buyurmuştur.

Sabır insan has bir sıfattır. Hayvanlarda ve hatta meleklerde bile yoktur. Nefsin arzuları veya düşmanla mücadele gibi sorumluluklar sabrı gerektirir.

“Eğer size bir eziyet verilirse, karşılığında onun kadar yapınız. Sabrederseniz daha iyidir.” (Nahl, 126)

Ne mutlu inananlara, iyi işler yapanlara ve birbirine doğruyu ve sabrı tavsiye edenlere.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan




fatos_fatos Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Türkiye Saatine Göre; Şu Anki Saat : 09:57


Telif Hakları vBulletin v3.7.0 Beta 3 © 2000-2009
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir...
www.webturkiyeportal.com

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0